instruction
stringlengths
324
10.1k
input
stringclasses
1 value
output
stringclasses
5 values
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Kurtlar Vadisi’ndeki ‘Çakır’ tiplemesiyle ekranlara gelen Oktay Kaynarca, yeni yayın döneminde yepyeni bir projeyle sevenlerinin karşısına çıkacak. Kaynarca, senaryonusu Safa Önal’ın yazdığı bir projede yeniden kamera karşısına geçecek. 15 gün sonra çekimlerine başlanacak olan ancak henüz adı belli olmayan bu dizide Kaynarca, tıpkı Çakır gibi bir tetikçiyi canlandıracak. Yönetmenliğini Ümit Efekan’ın yapacağı, İbrahim Mertoğlu’nun yapımcı olduğu dizide Oktay Kaynarca, her şeyi tek başına halletmeye çalışan mert bir genç rolünde izleyicinin karşısına çıkacak. Yılmaz Güney’in 1971 yılında yönetip başrolünü de Filiz Akın’la paylaştığı, kabadayı Fırat’la balerin Çiğdem’in aşk öyküsünü konu alan ‘Umutsuzlar’ filminden esinlenen dizide, Tetikçi olan Oktay Kaynarca’nın sevdiği kadını ise ‘Zerda’ dizisindeki rolüyle tanınan Ece Uslu oynayacak.
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Ökten'den Ebru'lara şarkı okuma yasağı Besteci Kerem Ökten, yıllarca albümlerinde eserlerini okuyan Ebru Gündeş ile Ebru Yaşar'a, şarkılarını sahnede okuma yasağı koydu. Gündeş'in söylediği 'Sen Allah'ın Bir Lütfusun', 'Akıllı Ol', Ebru Yaşar'ın yorumladığı 'Seni Anan Benim için Doğurmuş' ve 'Aşkımız Buraya Kadar' gibi şarkıların sahibi Ökten, "Sahne için ayrıca izin almalılar. Az da olsa telif ödemek zorundalar" dedi. 'Sibel Can okuyabilir' Ökten, şunları söyledi: "Çalıştığım sanatçılara sahnede izinsiz şarkılarımı okuyamayacaklarını söyledim. Ebru Yaşar, 'O besteleri ben tanıttım' dedi. Ebru Gündeş 'Bu kadar olmaz, şu kadar olur' dedi. Sibel Can ise üzerine düşeni yapacağını söyledi. Ona izin verdim ama Gündeş ve Yaşar'a şarkılarımı yasakladım
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Annelik yaradı Brooke Shields, 15 aylık bebeği Rowan'dan bir dakika bile ayrı kalamıyor. Anneliğin tadını hiçbir şeyde bulamadığını söyleyen Shields, bebeği büyümeden setlere dönmeyeceğini vurguluyor. 38 yaşında anneliği tadan yıldız, huzurlu bir hayatın keyfini çıkarıyor
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Cameron, peri masallarındaki gibi evlenecek Charlie’nin Meleği filminin güzel yıldızı Cameron Diaz, peri masallarına yakışır bir düğünle evlenecek. Popçu Justin Timberlake ile hayatını birleştirmeye hazırlanan Diaz, düğün için ‘Külkedisi’nin giysilerine benzeyen bir gelinlik diktirecek ve makineyle kar yağdıracak. Internetteki ‘imdb’ sitesinin ‘dailystar’ gazetesine dayanarak verdiği habere göre, Timberlake ile Diaz, bir peri masalının kahramanları olacak. Kar yağmama ihtimalini göz önünde bulundurarak bir kar makinesi kiralamayı da düşünen çift, böylece düğün mekanını ‘harikalar diyarına’ benzetecek.
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. 12 Eylül’deki metinler gibi Gazete yazarları Genelkurmay’ın açıklamasını çok sert buldu İHSAN YILMAZ İstanbul Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’ın başlattığı "ulusal güvenlik" tartışmasında Genelkurmay’ın yaptığı sert açıklamaya "demokrasi" tepkisi geldi. Genelkurmay açıklamalarına seslerini yükseltmeye başlayan kesimlerin başında gelen yazarların büyük kısmı, verilen tepkiyi çok sert buldu. Görüşler şöyle: ‘En ağır muhtıra’ • Ali Bayramoğlu: (Sabah Gazetesi) Bu tonda bir açıklamanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Yılmaz’ın da, diğer benzer kalemlerin de ulusal güvenlik konusundaki eleştirilerini, neredeyse doğrular nitelikte bir açıklamadır. Neredeyse cumhuriyet tarihinin en ağır muhtıra metinlerinden birine benziyor. 12 Eylül metnine baktığınız zaman çok farklı bir durumla karşı karşıya gelmezsiniz. • Oral Çalışlar: (Cumhuriyet) Böyle bir tartışmayı Silahlı Kuvvetler’in üzerine alması doğru değil. Bu, sonuçta siyasi karardır. Bu siyasi kararı, başta TBMM olmak üzere, toplumun bütün kesimlerinin tartışarak bir sonuca ulaştırması gerekiyor. Ben bu nedenle askerin bu kadar sert çıkışını yerinde görmüyorum. • Serdar Turgut: (Hürriyet) Ulusal güvenlikle ilgili bir tartışma değil, söyleyen kişiyle ilgili bir tartışmadır. Bir şeyler işaret ediliyor, hissiyat belirtiliyor. Türkiye’nin dönüm noktasıdır açıklama. Yüzde yüz destekliyorum. Çok da demokratik buluyorum. Sert bulmuyor, demokratik ve yerinde, güzel buluyorum. • Haluk Şahin (Radikal): Askerin bu tartışmaya bu düzeyde girmemesini tercih ederdim. Mesut Yılmaz'ın bu konuyu o kongrede getirilmesinin yerinde olmadığı kanatindeyim ama birtakım meselelerin üzerine 'dikkat milli güvenlik' yaftası asılarak onların tartışma alanının dışına itilmesine de karşıyım. • Etyen Mahçupyan: (Zaman) Askerin söylediklerine baktığımda genelde Türkiye'deki zaaflara işaret etmiş, bunlarda haklı ama ulusal güvenliğin bir ayak bağı olduğu da bir gerçek. Demokratik ülkede asker böyle konuşmaz.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Suçlu, ayağa kalk Artık kapatma davalarında yaptığı konuşma ya da eylem nedeniyle partisinin suçlanmasına neden olan kişi de Anayasa Mahkemesi'nde savunma yapacak GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara Anayasa Mahkemesi, eylemleriyle siyasi partilerin kapatılmasının istenmesine neden olan kişilerin de parti yetkilileriyle birlikte sözlü savunmalarını almayı kararlaştırdı. Mahkeme bu kararını, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi'nin (TSİP) kapatılması istemiyle açılan davada verdi. Yargıtay Başsavcılığı'nın, eylemleriyle partinin kapatılmasının istenmesine neden olan eski yöneticilerinin de dinlenmesi talebi yerinde bulundu. Yüksek Mahkeme, 28 Şubat'taki toplantısında, TSİP'in eski lideri Turgut Koçak'la eski yöneticiler Hasan Yavaş ve Necmi Özyurda'nın dinlenmesine karar verdi. Koçak, Yavaş ve Özyurda, parti genel merkezinde F tipi cezaevlerine karşı yürütülen ölüm oruçlarını destekleyerek, yasadışı örgüt üyelerini himaye ettikleri iddiasıyla hapse mahkûm edilmiş, aynı gerekçeyle TSİP'in kapatılması istemiyle dava açılmıştı. Karar AİHM açısından önemli Kararın kapatılan partilerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne açtıkları davalar açısından önem taşıdığı vurgulandı. Bu davalarda parti yöneticilerinin savunma haklarının kısıtlandığı, parti yönetimiyle doğrudan ilgisi olmayan üyelerin eylemlerinin kapatma nedeni olduğuna yönelik şikâyetlerin en aza ineceği belirtildi.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. BU GÖREV ÇETİN Fenerbahçe, Oğuz Çetin yönetiminde, 9 maçta 15 puan kaybetti, sadece 12 puan alabildi. Altay yenilgisiyle çileden çıkan taraftar, yönetim ve teknik heyeti istifaya davet etti Geriye gittiler LORANT’I gönderen Fenerbahçe’ye Oğuz Çetin de çare olamadı. Üstelik Çetin ile Fener daha da geriye gitti. Göztepe karşılaşmasıyla işe başlayan Sarı - Lacivertli ekibin çalıştırıcısı, bugüne kadar 9 karşılaşmada sadece 12 puan toplayabildi. Göreve geldiğinden bu yana sadece 3 galibiyet, 3 beraberlik bulan Fenerbahçe çalıştırıcısı, dünkü Altay yenilgisiyle 15. puanını da rakiplere kaptırmış oldu. Sabır taşırdı ELAZIĞSPOR beraberliğinin ardından istifa edebileceğinin sinyalini veren Fenerbahçe teknik sorumlusu Oğuz Çetin, yönetimle yaptığı görüşmenin ardından göreve devam kararı aldı. Ancak Altay yenilgisi, taraftarın da sabrını taşırdı. Tribünlerdeki binlerce Sarı - Lacivertli taraftar yine hüzün şarkıları söylerken, Başkan Aziz Yıldırım ile Oğuz Çetin istifaya davet edildi. Oğuz Çetin’in grafiği Fenerbahçe - Göztepe : 0-0 Fenerbahçe - Trabzon : 3-2 Fenerbahçe - Beşiktaş : 0-1 Ankaragücü - Fenerbahçe : 0-0 Fenerbahçe - Malatya : 2-0 Fenerbahçe - Gaziantep : 2-0 Galatasaray - Fenerbahçe : 2-0 Elazığ - Fenerbahçe : 3-3 Fenerbahçe - Altay : 0-1 PAF’ta olay var: 0-0 Fenerbahçe PAF takımının, Altay ile yenişemediği maçta, son dakikadaki golü sayılmayınca ortalık karıştı Hakemler çıkamadı FENERBAHÇE’NİN Dereağzı tesislerinde oynanan PAF maçında olay çıktı. Ligde lider durumda bulunan Altay ile 0 - 0 berabere kalan Sarı - Lacivertli takımın son dakikada attığı gol hakem Öztürk Ilgaz tarafından sayılmayınca ortalık karıştı. Karşılaşma sona erdikten sonra hakem üçlüsü bir süre sahada beklemek zorunda kaldı. Fenerbahçeli yöneticilerin araya girmesiyle hakemler güvenlik güçlerinin eşliğinde sahayı terk etti.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Omuriliği zarar görmüş hastalar için yeni umut İngiliz bilim adamları, elektro-kas uyarıcısı yardımıyla felçli hastaların ayakta durmalarını ve 7 dakika süreyle dengelerini tutmalarını sağladılar. Glasgow Üniversitesi’nde görevli uzmanlar tarafından geliştirilen yeni teknolojiyle, kasları kontrol eden sinirler elektrik sinyalleriyle uyarılarak, kasların kasılması sağlanıyor. Verilen elektrik sinyali, beyin tarafından gönderilen, fakat omurilik hasarlarında sinirlere ulaşamayan sinyallerin yerine geçiyor. Elektrik sinyallerinin yoğunluğunun, hastanın duruşuna göre değiştiğini söyleyen bilim adamları, hasta öne doğru eğildiğinde, onun doğrulmasını sağlayacak kasların otomatik olarak daha yoğun uyarıldığını ifade ettiler. Araştırma başkanı Kent Hunt, omuriliği yaralanan hiçbir hastanın şimdiye kadar ayakta duramadığını ve bu kadar uzun süre dengesini tutamadığını belirtti. Hunt, bu tekniğin, omuriliği zarar görmüş hastaların rehabilite edilmesi sırasında destek olarak kullanılabileceğini kaydetti.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Kanserli karaciğere vücut dışından ışın tedavisi İtalyan hekimler, kanser tedavisinde bir ilki gerçekleştirerek, kanserli karaciğere vücudun dışında ışın tedavisi uyguladı ve başarılı sonuç elde etti. New Scientist dergisinde yayınlanan habere göre, İtalya’daki San Matteo Hastanesi’nde görevli bilim adamı Tazio Pinelli ve ekibi, 48 yaşında karaciğer kanseri olan bir hastanın karaciğerini önce ameliyatla alarak ışınla tedavi etti, sonra yerine yerleştirdi. Bilim adamları, bu yöntem sayesinde, büyük bir alana yayılan tümörlerin sağlıklı dokulara zarar verilmeden yüksek dozda ışına maruz bırakılabildiğini kaydettiler. Hastanın karaciğerinde 14 büyük ve çok sayıda küçük tümör olduğunu söyleyen bilim adamları, 21 saat süren ameliyattan tam bir yıl sonra yapılan taramalarda karaciğerin işlevlerini tam olarak yerine getirdiğini ve tümöre ait hiçbir ize rastlanmadığını belirttiler. Ameliyatı yapan ekip, şimdi aynı yöntemi, 6 kanser hastasına daha uygulamak için izin almaya çalışıyor. Bu hastalarda da başarılı sonuç alınırsa, akciğer ve pankreas gibi diğer nakil olanağı olan organlar da aynı yöntemle tedavi edilebilecek.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. ABD: Fazla zorlamayın YASEMİN ÇONGAR Washington Bush yönetimi, Kuzey Irak'taki Kürt gruplarının diğer gruplara üstünlük sağlamasına göz yumulmayacağı yönünde Ankara'ya güvence verirken Musul ve Kerkük'te şu ana kadar, herkesin "sorumlu" davrandığını da savunarak, Türkiye'yi ve bütün tarafları, "durumun fazla zorlanmaması" konusunda uyardı. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz ile Genelkurmay Başkan Yardımcısı General Peter Pace, Washington'da bir grup Arap ve Müslüman ülke gazetecisi için düzenledikleri brifingde, K. Irak ile ilgili sorulara da muhatap oldu. Wolfowitz, "Türkiye bölgeye müdahale ederse, Türk askerine karşı kuvvet kullanır mısınız?" şeklindeki bir soruyu yanıtlarken, Türkiye'nin K. Irak'a askeri gözlemciler gönderdiğini hatırlattı ve "Böylece Türkiye, ne olup ne bittiği konusunda net bir görüşe sahip olabilecektir. Herkes, durumu fazla zorlamanın tehlikesini anlayacaktır" dedi.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. AY-YILDIZ ZİRVEDE Dünya üçüncüsü olan A Milli Takım, CNN’in resmi sitesinde 2002 yılının en iyi takımı seçildi. Oyların yüzde 48’ini alan ekibimizin ardından, G.Kore geldi Dünya takdir etti A Milliler, dünyaca ünlü haber kanalı CNN’in resmi internet sitesinde yapılan ankette, oyların yüzde 48’ini alarak 2002 yılının en iyi takımı seçildi. Dünya Kupası’nda üçüncü olarak tarihi bir başarıya ulaşan Ay - Yıldızlılar, dünya kamuoyunun takdirini böylece bir kez daha kazanmış oldu. Brezilya üçüncü ANKETE katılan 27 bin 721 kişiden yarıya yakınının oyunu alan Ay - Yıldızlı ekibimizi, yüzde 36’da kalan Güney Kore’nin izledi. Değerlendirmede, Brezilya yüzde 7 ile üçüncülükte kalırken, Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Real Madrid yüzde 5, İngiltere Lig ve Kupa Şampiyonu Arsenal yüzde 4 oy aldı.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. KEŞİF UÇUŞU Kürtler için Kosova senaryosu Kadri Gürsel savaşı yorumluyor Carşamba günkü yazımızı "Saddam rejiminin yıkılması ise biraz daha zaman alabilir" diye bitirmiştik... Yanıldığımızı kabul edelim! İhtiyatı bir yana bırakıp, "Rejimin düşmesi an meselesidir" demeliymişiz. Çünkü rejim, yazının ömrü dolmadan, yani çarşamba günü sona ermeden çöktü. Dün sabah yazı işlerinde "Bağdat direnişsiz düşünce Musul ve Kerkük de kan dökülmeden el değiştirebilir" diye sohbet ediyorduk; bir baktık ki, KYB peşmergeleri Kerkük'e girmiş... Tapu ve nüfus kayıtlarını yok ettiler. 1991'de Erbil'de de aynısını yapmışlar. Sonra akşamüzeri çekilmeye başladıkları haberi geldi. Irak zembereğinden boşanmış; biz durup soluklanalım. 1 Mart'ta TBMM'de tezkereye ret oyu verenler yüzünden o "çizgi" soğan suyuyla çizildi. Kürtler bu çizgiyi görmeyebiliyor. Bir şey belli olmuştu: Türk askeri Kuzey Irak'a giremeyecekti. Bu nedenle peşmerge Kerkük ve Musul'a girebilirdi. Sonra bazı temenniler duyduk. Denildi ki; "ABD Irak'ta merkezi otoritesi güçlü bir federasyon öngörüyor. Kürtler sonunda yine kaybedecekler." Bu temenninin gerçeklikle ilişkisi şüpheli. Bir kere Kuzey Irak Kürtleri 12 yıldır fiilen bağımsız. Orduları, hükümetleri, devlet örgütleri, parlamentoları var. Yeni Irak'ta bundan daha geri bir konumu kabul etmeleri beklenmesin. Şimdi üstelik ABD'nin kilit müttefiki olarak galipler safındalar. Niye kaybetsinler? Henüz adı konmadı ABD'nin, Kürtlerin hukuken bağımsız olmasına "evet" demeyeceği de biliniyor. Peki ne olabilir? Kosova'da 1999'daki NATO operasyonundan sonra yaşananlar, Kuzey Irak'ta olabilecekler hakkında bir fikir verebilir. Arnavutların Kosovası şu an hukuken Sırbistan ve Karadağ'ın bir parçası olmakla birlikte 1999'dan beri fiilen bu birlikten bağımsız. Ve bağımsızlık, Amerikan ordusunun koruması altında hızla pekiştiriliyor. Sırp yetkililer ancak BM'den izin alarak sözde kendilerine ait olan bu toprak parçasına ayak basabiliyor. Kosova'nın dış sınırlarının Sırp ordusu tarafından korunmasına izin verilmiyor. Bu bölgenin Sırbistan'ın bir parçası olduğundan artık söz edilemez. Günün birinde Kosova'nın hukuken de bağımsızlaşması ve ardından Arnavutluk'la birleşmesi beklenmelidir. Belki ancak Irak'ın petrol gelirinden verilecek yüksek bir pay, Kürtlerin Habur'da Arap askerlerinin yeniden nöbet tutmalarına izin vermesini sağlayabilir. Ama, "Zengin Kürtler" senaryosu da komşuları için "Kosova senaryosu" kadar korkutucudur.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Malatya'nın Darende İlçesi'ne bağlı Ayvalı Beldesi'nin, şarbon hastalığı nedeniyle 15 gün karantinaya alındığı bildirildi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet Yılmaz'a ait 5 küçükbaş hayvanın ölmesi üzerine, hayvanlardan alınan parçalar, Darende İlçe Tarım Müdürlüğü'ne gönderildi. Tahliller sonucunda, numunelerde şarbon hastalığı tespit edildi. Şarbon nedeniyle belde, 15 gün süreyle karantina altına alındı. Hayvan giriş çıkışlarının yasaklandığı beldedeki büyük ve küçükbaş hayvanlar, aşılanmaya başlandı.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Çılgın kutlama Lal Dedeoğlu ile Ender Sanal, mekanlarının mimarı da olan dostları Mahmut Anlar'a, BuzADA'da sürpriz bir doğum günü partisi düzenlediler. Anlar'ın 41 yaşına girdiği ve 50 yakın dostunun yalnız bırakmadığı doğum günü kutlamasının çılgınca eğlencelere sahne olduğunu duydum. Aralarında Esin Maraşlıoğlu, Cem Yılmaz, Aslı Altan, Tolga Sezgin ve Eda Modoğlu'nun da olduğu grup bütün gece barın üstünde dans edip, gece 02:00'de de hep beraber havuza atlamışlar. Hazırlıklı gelenler bikini ve mayolarını giyerken, hazırlıksız yakalanan Sinan Hotiç slip külotu ile havuzda yüzmüş
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Gay partisi vaziyetleri İnsanın başına ne gelirse meraktan gelirmiş ya, e biz de nasibimizi aldık tabii. Söz konusu durum 'Gus' dergisinin partisi. Bilmeyenlere ön bilgi; Gus Avrupa'nın en popüler gay dergilerinden biri. Ve bu dergi tutuyor yeşil vatanıma el atıyor. Önce Çeşme sonra İstanbul. Çeşme'deki parti sönük geçmişmiş. Organizasyonu yapanlar en çok "50 gay gelmesine şaşırmış". Dedim ya merak işte, bastım gittim İstanbul 34.5'daki partiye. Saat 00:00 itibariyle mekana girişi yaptım. Amanın!! Maç öncesi stat kenarı kahvehane durumu. Tek dişi benim! Elle gelen düğün bayram. Buyurduk, takılacaz. Cool görünmek adına hemen sağ elime sigara, sol elime içki takviyesi. Partinin ilk bir saati ortaokul doğum günü partileri kıvamında. Yüzler gergin ve "Beni buraya kim koydu?" ifadeli. Şimdi açık fikirliyiz, modern gençliğiz ya renk vermeyeceğiz. Abicim yanımdaki abiler kumru maşallah. Dikkatle bakınca moral bozulmaması namümkün. Hani genç kız olarak. Kızlar, benim aziz bekar, sevgili bulamayan arkadaşlarım! Yahu ne kadar hoş erkek varsa ruhuna el fatiha. Misal çok yakışıklı bir erkek vardı, biraz lafladım. Amerika'dan gelmiş. "Aa niye ki?" soruma, "Sevgilimi görmeye, Osman'ı" dedi. Bizimkiler Anadolu Yakası'ndan Avrupa Yakası'na bile geçmezken. Neyse, daha sonra kuşkusuz gay bir arkadaşla kaynaştım. Duy da inanma, İzmir'den sırf parti için gelmiş. Şaka gibi. Ve on beş dakika sonra beni heteroluğuna ikna etmeye çalıştı. Tabii tabii yersen. Saat 01:00: küçük çaplı bir izdiham yaşanıyor... Biraz hava alalım. Dışarıda hani şu Gus'ın sahibi Frederick ve reklamlarındaki Vincent. Frederick cidden çok sempatik. İstanbul'a ayılmış, bayılmış. "Yahu niye Türkiye'de partiler yapıyorsunuz?" diye sordum. Kızlar yine çok üzgünüm, "Acayip potansiyel var" dedi. "Yaaa öyledir maşallah..." Yüreğimde yara, yüzümde sahte bir gülüş. Ve Vincent... İtiraf ediyorum gördüğüm en ama en yakışıklı erkek. Hemen "Ben gay değilim" açıklamasında bulundu. E Allah sahibine bağışlasın. İngilizce bilmediğinden çeneye ket vurup dans etmeye gittik. Vincent nerede kalabalık orada olunca beni kulise aldılar. Partide dansçılar var. Hepsi Belçika'dan. Hepsi son derece bakımlı ve güzel. Gayler tabii. Birini model sevgilisi fazla bakımlı diye bırakmış. Bizi de çenemizden bırakıyorlar. Tanga giymiş karşı cins görmek, garip duygular yaratmıyor değil. Ama insanoğlu çabuk adapte oluyor. İyisi mi partiye döneyim. Çok gerçekçi yaklaşımla, yurdumun retroseksüel, kıllı erkeğinin mevcudiyetine rastlamayacağımı sanıyordum. Yanılmışım... Gayler kadar, maçomtrak abiler de vardı. Yani gelip gayleri süzmece, ucundan dalga geçmece, ona buna laf etmece. İlerleyen saatlerde kadın- erkek çiftler, nereye geldiklerinden bihaber şoka girip geri kaçanlar, transeksüeller (ki bizde öyle fizik yok), lezbiyenler... Siz rahatsız olmadıkça, sizi didikleyecek kimse yok. Bu da böyle bir eğlence. Bu arada Gus dergisinden edindim. Gerçekten fotoğraflar, tasarım çok iyi ve açık saçık değil. Adam gibi derginin gaycesi. Son olarak size tarafsız bir yorum: 34.5'un tuvalet görevlisinden. "Abi parti nasıl?", "Süper ablam süper!!"
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Görevimiz Tehlike başka bahara kaldı Aktör Tom Cruise’un üçüncü kez kamera karşısına geçeceği ‘Görevimiz Tehlike-Mission: Impossible 3’ filminin çekimleri gelecek yıla ertelendi. BBC’nin internet sitesinde yer alan habere göre, Cruise ve Scarlett Johansson’ın başrolünü üstlendiği filmin, Tom Cruise’un başka bir yönetmen bulunmasında ısrarı yüzünden ertelendiği ortaya çıktı. Berlin’deki Babelsberg stüdyosunun sözcüsü, filmin planlandığı gibi Ağustos ayının sonunda çekimlerinin başlamayacağını, 2005 yılının yaz aylarının yeni hedefleri olduğunu bildirdi. ‘Görevimiz Tehlike’ filminin üçüncüsünde Tom Cruise’a Kenneth Branagh ve Scarlett Johansson eşlik edecek. Filmin tahmini bütçesi 150 milyon dolar olarak belirlendi
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. YILDIZLAR GÖZE GELDİ Interli Emre, Milan derbisinde, Sociedadlı Nihat, Rayo Vallecano deplasmanında, Bayern Leverkusen’de top koşturan Yıldıray Baştürk ise Bielefeld sınavında sakatlıkları nedeniyle görev alamadı Şanssız Emre AVRUPA’DA ülkemizi başarıyla temsil eden Emre Belözoğlu, Nihat Kahveci ve Yıldıray Baştürk bu hafta takımlarının kritik lig maçlarında sakatlıkları nedeniyle forma giyemediler. Emre, sabah antrenmanda adelesinden sakatlanınca, teknik direktör Hector Cuper tarafından Inter’in ezeli rakibi Milan ile dün oynadığı derbi maçın 18 kişilik kadrosundan son anda çıkarıldı. Hedef Barcelona İSPANYA’DA Real Sociedad forması ile müthiş maçlar çıkaran Nihat da sağ baldırındaki ağrılar yüzünden dün golsüz sona eren Rayo Vallecano karşılaşmasının kadrosuna alınmadı. Yıldız oyuncunun önümüzdeki hafta oynanacak Barcelona sınavına saklandığı ve iğne tedavisi gördüğü öğrenildi. Almanya’nın B.Leverkusen takımında top koşturan Yıldıray da sakatlığı yüzünden Bielefeld önünde görev yapamadı. Inter’e darbe İTALYA Ligi’ndeki Milano derbisinde gülen taraf, Inter’i tek golle avlayan Milan oldu. Emre’nin sakatlığı nedeniyle forma giyemediği Inter’de, diğer temsilcimiz Okan ise son 16 dakikada Conceiçao’nun yerine başarıyla görev yaptı. San Siro Stadı’ndaki dev maçın tek golü, 12. dakikada Brezilyalı Serginho’dan geldi. Milan bu galibiyetle, dün Bologna ile kendi sahasında 1-1’lik beraberliğe razı olan Juventus’tan 25 puan ve averajla liderlik koltuğunu devraldı. 23 puanla üçüncü sırada kalan Inter ise zirve şansını iyi kullanamadı. Figo’ya öfke dinmedi İSPANYA’da Barcelona ile Real Madrid’i karşı karşıya getiren derbiden gol sesi çıkmadı. Nou Camp Stadı’ndaki karşılaşmada Luis Figo’ya, eski takımı Barcelona’nın ateşli taraftarları yine büyük tepki gösterdi. İkinci yarıda bir korner atışı sırasında Figo’nun üzerine viski şişesi ve yabancı cisimler yağması üzerine hakem Cantalejo, oyuncuları sahadan çekti. 13 dakika duran gergin karşılaşma daha sonra yeniden başladı ve golsüz berabere sonuçlandı. Erhan 80 dakika ALMAN Ligi’nde Yıldıray’ın takımı Bayer Leverkusen’in, deplasmanda A.Bielefeld ile 2 - 2 berabere kaldı. Bielefeld’de Erhan Albayrak 80 dakika oyunda kaldı. Lider Bayern Münih, Kaiserslautern’i 2 - 0 yenerek, takipçisi Werder Bremen’e sekiz puan fark attı.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Böyle vekiller de var Nazlı Ilıcak işadamı olan kocasının dişinin faturasını Meclis’e ödettirirken, DSP’li Şimşek hastaneden "erken" taburcu oldu GÜNSELİ ÖNAL Ankara İstanbul Bağımsız Milletvekili Nazlı Ilıcak işadamı kocası Emin Şirin’in diş muayene masrafını bile Meclis’e havale ederken, TBMM Başkanlık Divanı’nın DSP’li kâtip üyesi Şadan Şimşek, hastane masraflarının millete yük olmaması için, ameliyattan sonra, doktorun ısrarına karşın erken taburcu oldu. 31 Mayıs’ta fenalaşan Edirne Milletvekili Şimşek, doktor vekillerin uyarısı üzerine hastaneden önce Meclis’in sağlık merkezine gitti. Apandisitinin patlamak üzere olduğu anlaşılınca Başkent Hastanesi’ne sevk edilen Şimşek, gece ameliyata alındı. Doktorunun, "Pazar ve pazartesi günü de yatmanız lazım" diye ısrar etmesine karşın, hastanede yattığı her günün 150 milyon liraya mal olduğunu öğrenince Şimşek, "Gerek yok. Ben kendimi iyi hissediyorum" diyerek kendi isteğiyle taburcu oldu. Doktorunun 21 gün rapor vermesine ve Meclis’in yoğun temposuna karşın 4 Haziran’da çalışmaya başlayan Şimşek, nöbetçi olduğu 12 Haziran’da da Divan’da görev yaptı. Başkanlık Divanı üyesi olması nedeniyle üç makam telefonunu sınırsız şekilde bedava kullanma hakkı olan Şimşek, aynı özeni, telefon faturalarının millete yük olmaması için de gösteriyor, cepten cebe aramaların daha ucuz ve özel görüşme olması nedeniyle, eşini cep telefonundan arıyor. Özel ajandalar Kendisinin ve personelin özel görüşmelerini makam telefonlarından yapmaması için "Telefon arama not defteri" başlıklı özel ajandalar hazırlatan Şimşek, makam telefonlarından yapılan bütün görüşmeleri isim, saat, görüşen kişi ve aranan numara gibi tüm detaylarıyla sekreterine kaydettiriyor. Detaylı faturaları bizzat inceleyen Şimşek, 3 milyon lirayı geçen konuşmaları sekreterinin defterinden karşılaştırıyor. Üç makam telefonuna en çok 600 milyon olmak üzere ortalama 400 milyon liralık fatura gelen Şimşek’in cep telefonuna yaklaşık 150 - 200, ev telefonuna da 100 milyon liralık fatura geliyor. Şimşek’in sınırsız kullanabileceği araç telefonuna, yılın ilk beş ayında 41 milyon liralık fatura gelirken, Başkanlık Divanı’nın birçok üyesinin "Nasılsa bedava" diye yoğun kullandığı fonotel yerine faks çekmeyi yeğliyor. Makam aracına da "araç takip" defteri koyduran ve şoförünün çizelgeyi doğru doldurmasını titizlikle izleyen Şimşek, hafta sonları, Meclis’e gelmediğinde ve Meclis tatile girdiğinde aracı garaja bıraktırıyor.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erol Özdiler yaptığı açıklamada, Atasoy'un bir hastanede akciğer zarında kalınlaşma nedeniyle geçirdiği biyopsi sonrası enfeksiyon kaptığını söyledi. Enfeksiyon sonucu ateşlenen ve genel durumu bozulan Atasoy'un İbni Sina Hastanesi'ne getirildiğini anlatan Özdiler, Atasoy'un, Reanimasyon Servisi'nde tedavi altında tutulduğunu bildirdi. Atasoy'un, ''MRSA'' denilen antibiyotiğe dirençli, çok az ilacın etkilediği bir mikrop aldığını kaydeden Prof. Dr. Özdiler, ''Bu, her organı etkileyen bir mikrop. Hastada buna bağlı septik şoklar, çoklu organ işlev bozukluğu var'' diye konuştu. Özdiler, Atasoy'un, mikrop nedeniyle böbrek, karaciğer, beyin ve kanama pıhtılaşma sisteminin hasar gördüğünü, destek ünitesine bağlı tutulduğunu ve şuurunun yerinde olmadığını ifade etti.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hilmi Özkök, terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın misafir gibi beslendiğini dile getirerek idamını isteyen şehit ailelerine, "İtibarlı biri değildir. İtibarlı muamele de görmez. Huzur içinde olun" dedi. Kara Kuvvetleri şehitlerini anmak için Cebeci Askeri Şehitliği’nde düzenlenen törene katılan Özkök, Şeref binasında şehitlik özel defterini imzaladı, ardından Türk bayrakları ve çiçeklerle süslenmiş şehit mezarlarını ziyaret ederek kırmızı ve beyaz karanfiller bıraktı. Özkök, bir şehit annesinin, "Güçsüzlere teslim ettik evlatlarımızı, siz de karşısında durun. ‘Bu af çıkmayacak’ deyin" sözleri üzerine, acıları paylaştıklarını ve gereğinin yapılacağını söyledi.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Ankara'da bunlar konuşuluyor Serpil Çevikcan Sezer’in veto gerekçesi neydi? • İçişleri Bakanı Yücelen karakolda kime para verdi? • Denktaş ameliyattan nasıl kurtuldu? • Rahşan Hanım, "Pülümür’de Aşk"ın gelirini ne yapacak? Rahşan Hanım telifini Pülümür’e veriyor 1960’ların Türkiye’sinden bir kesit sunduğu "Pülümür’de Aşk" adlı oyunuyla gündeme gelen Başbakan Bülent Ecevit’in eşi, DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit’in oyunu kitaplaşma aşamasında. Yayınlandığında ve sahneye konulduğunda büyük yankı uyandıracağı beklenen eseriyle ilgili "heyecan içinde" olan Rahşan Ecevit, Pülümür’e tutkusunu verdiği bir kararla yine ortaya koydu. Bayan Ecevit, Pülümür’de Aşk’ın bütün gelirini Pülümür’ü Kalkındırma Vakfı aracılığıyla ilçeye bağlı 67 köyün ihtiyaçları için bağışladı. Sezer, halkın vicdanını dinledi Çete suçunu DGM’lerin kapsamından çıkaran yasayı veto eden Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in yakın çevresine veto gerekçelerini anlatırken, yasayı "kamu vicdanına" da aykırı bulduğunu söylediği öğrenildi. Sezer’in vetosunun gerekçesi kulislere şöyle yansıdı: "Halkta uzun bir süreden beri temiz toplum özlemi oluştu. Ve halk bu özlemi her şeyin üzerinde tutuyor. Bu özlemi gölgelememek, zedelememek gerekir. Türkiye’de son dönemde 40’a yakın yolsuzluk soruşturması gündemde. Bunların yarattığı "yolsuzlukla mücadele" atmosferinin sönmesi kamouyunu çok olumsuz etkiler." Yücelen karakolda cebini boşaltıp çıktı İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, geçen perşembe iftar sofrasında buluştuğu TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyelerinin "karakolda işkence, gözaltında ölüm" konularındaki görüşlerini dinledi. Sonra da kamuoyuna yansımayan bir uygulamasını anlattı. Yücelen bir süredir, "4. Murat misali" gece yarısını geçtikten sonra korumasını bile almadan özel aracıyla karakollara gidiyormuş. Bu baskınlarından birinde karşılaştığı olayı şöyle anlatmış: "Geçenlerde gece 01.30’a Anafartalar Karakolu’na gittim. Baktım polisler çorba içiyor, yanlarında da bir adam. 'Bu kim’ dedim. İntihara kalkışmış, üç gündür intihar etmesin diye karakolda tutuyorlarmış. Bir milyar kredi kartı borcu varmış. Polisler aralarında para topluyorlarmış, ancak 250 milyon bulmuşlar. Ben de cebimde ne kadar para varsa verdim, karakoldan çıktım. Bakın polisler neyle uğraşıyor?" Denktaş’ı ‘İbni Sina’ kurtardı KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye geldi. Uzun bir süre önce kalbindeki bir damara stent konulan Denktaş’a İstanbul’da bir özel hastanede anjiyo yapıldı. Sözkonusu damarda durum iyiydi. Ancak hastane yetkilileri aort darlığı sorunu olan Denktaş’ın acil ameliyat edilmesini salık verdiler. Neyse ki devreye Denktaş’ın hastası olduğu Ankara İbni Sina Hastanesi girdi, KKTC liderine Prof. Derviş Oral başkanlığındaki bir heyet tarafından konsültasyon yapıldı ve ameliyatlık bir durum olmadığı anlatıldı. Denktaş da yarın Rum Kesimi Lideri Klerides’le yapacağı görüşmeye sağlığından emin olarak gitti.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. 'Ankara pazarlık gücümüzü azalttı' AKP hükümetine üstü kapalı sitem eden Denktaş, "Rumlar AB yoluyla Kıbrıs'a hâkim olmaya çalışıyor. Buna razıysanız, Anadolu'da bize yer hazırlayın" dedi ANKARA Milliyet İsviçre'deki görüşmelere katılmayan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, AKP hükümetine üstü kapalı sitemde bulundu. Denktaş, Ankara'nın tavrı nedeniyle New York ve Lefkoşa'daki görüşmeler sırasında pazarlık gücünün zayıfladığını savundu. Denktaş, CNN Türk'te yayınlanan Ankara Kulisi'nde Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila ve Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sedat Ergin'in sorularını yanıtladı. Referandumda Kıbrıs halkına hayır oyu kullanmalarını söyleyeceğini belirten Denktaş, "Ankara'dan gelen talimatı kabul ettik. Bizim ümidimiz Türkiye'ye verilen sözlerdi. Ancak bunlar gerçekleşmedi" dedi. Denktaş şunları kaydetti: "Talimatın dışına çıkamazsın dediler. Benim müzakereciliğimin bu durumda kıymeti kalır mı? Başbakan'la uzun telefon görüşmesi yaptım. Biz New York'a gitmeden önce Ankara çok ümitliydi. Ancak sonra beklenen olmadı. Rumlar AB yoluyla Kıbrıs'a hâkim olmaya çalışıyor. Buna razıysanız Anadolu'da Kıbrıs Türklerinin yerini hazırlayınız. Türkiye'nin AB yolunda engel değiliz. Türkiye Kıbrıs'la ilgili stratejik çıkarlarından vazgeçmişse bize söylesin." 'Ceplerin bloke edilmesi rezillik' Bu arada Denktaş, İsviçre'deki müzakerelerden bilgi sızmaması için heyetlerin cep telefonlarının bloke edileceği yönündeki haberlere de sert tepki gösterdi. Denktaş, "Olursa bundan büyük rezillik, ayıp olamaz. Bu kabul edilmez bir baskıdır. Bu baskı altında çıkacak neticeyi kabul etmek şerefsizliktir" dedi.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Hayatının aşkını buldu ve çok mutlu Atakan Grup Şirketi'nin genç patronu Ankaralı Çağrı Atakan, Çeşme'yi mesken tuttu. Çeşme'de gönlünce eğlenirken gittiği her mekanın gözde bekarı olan Atakan, eski bakanlardan Ufuk Söylemez'in kızı İlkem Söylemez'le uzun süredir mutlu bir beraberlik yaşıyor. Hayatının aşkını sonunda bulduğunu söyleyen Çağrı Bey, Çeşme'deki tatilin sonunda şirketiyle ilgili yeni projelerle adından söz ettireceğini de özellikle belirtiyor. Spor giyim tarzını tercih eden Çağrı Atakan, beyazdan vazgeçmiyor
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Gebeliği önleyen ve AIDS'ten koruyan yeni cihaz piyasada Kadınları gebe kalmaktan ve HIV'den koruyabilen, silikon lastik bir cihaz Amerika'da satışa sunuldu. Hormon içermeyen ve tüm rahim boynunu kaplayabilen cihaz, iki yıl kullanılabiliyor. Üç boy olarak pazarlanan FemCap, kullanana ayda 2 dolara mal oluyor. Cihazın seks yoluyla bulaşan hastalıkları ve HIV virüsünü engelleyebilmesi için mikropları öldürdüğü bilinen mikrobisitle birlikte kullanılması gerektiği bildirildi. Araştırmada, FemCap'in, Latexten meydana gelen ve diyaframda kullanılan benzeri bir cihazdan daha az tahriş yaptığı belirlendi. Cihaz, spermlerin rahme gitmesini engelleyerek gebeliğe mani oluyor.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Merkez Bankası'nın açıkladığı 6 aylık ekonomik veriler, maalesef Türkiye'deki ekonomik gidişle ilgili bir süredir hissedilen ve dile getirilen kaygıların, düşünülenin ötesinde bir ciddiyette olduğunu ortaya koymuştur” dedi. Deniz Baykal, Antalya'da iki gündür sürdürdüğü gezilerine bugün de Kemer'e bağlı Göynük Beldesi ile Finike'ye bağlı Sahilkent Beldesi'nde devam etti. Sahilkent Beldesi Belediyesi önünde gazetecilerin Merkez Bankası'nın açıkladığı rakamlara ilişkin sorularını yanıtlayan Baykal, şunları söyledi: “Merkez Bankası'nın açıkladığı 6 aylık ekonomik veriler, maalesef Türkiye'deki ekonomik gidişle ilgili bir süredir hissedilen ve dile getirilen kaygıların, düşünülenin ötesinde bir ciddiyette olduğunu ortaya koymuştur. Merkez Bankası'nın son açıklamasında görüyoruz ki, Türkiye'nin cari işlemler açığı ilk 6 ay sonucunda 9 milyar 945 milyon dolar olmuştur. Buna göre, ilk 6 ayda cari işlemler açığı 10 milyar dolar düzeyine dayanmıştır. Bu geçen yıla göre yüzde 95'lik bir artışı göstermektedir. Cari işlemler açığı iki katına yükselmiştir. Bunun altında dış ticaret açığı yatıyor. Türkiye'nin dış ticaret açığının ilk 6 aylık verilere göre 12 milyar 216 milyon dolar olduğu görülüyor. Bu da bir önceki 6 aylık döneme göre yüzde 117'lik bir artış ortaya koyuyor. Dış ticaret açığı olağanüstü hızla artıyor ve buna bağlı olarak da Türkiye'nin cari açığı kabul edilemez düzeye yükseliyor. 10 milyar dolarlık düzeye gelmiş gözüküyor.” “GİDİŞ TEHLİKELİ” Bu rakamlarla sonbahar aylarındaki gelişmelerin kaygı verici olacağını savunan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Haziran'dan sonraki aylarda turizm mevsiminin canlanmasına göre bu rakamların belli ölçüde aşağı çekilmesi söz konusudur. Ama sonbaharla birlikte tekrar aynı doğrultuda gelişmeler ortaya çıkabilir ve geçen yıllarda yaşanılanın çok üzerinde bir noktada kendisini göstermesi kaçınılmaz gözüküyor. Bunu, üst üste geçen yılki cari açıkla birlikte dikkate alacak olursak, gidişin çok tehlikeli olduğunu bize gösteriyor. Eğer cari açık oranı, gayri safi milli hasılamızın yüzde 4'ünün üzerine çıkmaya başlarsa bu çok ciddi bir alarm demektir. Bugünkü gidişat yıl sonunda yüzde 4'ün üzerinde bir cari açık, gayri safi milli hasıla oranının ortaya çıkacağını gösteriyor.” Bu tablonun, hükümetin IMF ile bir anlaşma noktasına gelmiş olduğu gerçeğiyle birlikte değerlendirmek gerektiğine dikkati çeken Baykal, ”Bu ekonomik tablo içerisinde Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde bir ekonomi politikası sürdürme olanağı maalesef gözükmüyor. Bu bir başarısızlık tablosu” dedi. CHP Genel Başkanı Baykal, şöyle devam etti: “Türkiye 5 yıldan beri IMF'nin gözetiminde bir ekonomi politikası izliyor. Bu politikanın ulaşması gereken amaç, Türk ekonomisinin kendi ayakları üzerinde durabilmesiydi. Ne yazık ki, bu sağlanamamıştır. Tam tersine Türkiye'nin dış desteğe olan ihtiyacı, hatta mecburiyeti olağanüstü yüksek düzeyde ortaya çıkmıştır. IMF ile yaptığımız işbirliğinin ortaya koyduğu sonuç, günü kurtarma bakımından bir kazanç sağlamıştır ama gerçek sorunların çözümü açısından ortaya çıkan manzara hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir. Bugün Türkiye 5 yıl öncesinden daha fazla dış desteğe mahkum bir ülke konumuna gelmiştir. Türkiye'nin dış borçları artmaktadır, cari açığı artmaktadır. Türkiye'nin dış ekonomilerin desteğine mecburiyeti artmaktadır. Bu, izlenen ekonomik politikanın ciddiyetle sorgulanması gerektiğini bize göstermektedir. Bu cari açık bir sonuçtur. İzlenen ekonomi politikasının oluşturduğu bir sonuçtur. Kur politikası önemli nedenlerinden birisidir. İhracat, ithalat büyük ölçüde ondan etkilenmektedir. Kur politikasının değişmesi halinde Türkiye'de enflasyonla ilgili gelişmelerin belli ölçüde tehlikeye girme olasılığı vardır. Bütün bunları en iyi şekilde değerlendirme mecburiyetiyle karşı karşıyayız. Tablo kaygı verici olmuştur ve ekonomi politikasının ciddi şekilde sorgulanması gereği ortaya çıkmıştır.”
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Kadın işçiler 7.5 saatten fazla çalıştırılmayacak Kadın işçiler gece postasında 7.5 saatten fazla çalıştırılamayacak. Kadın İşçilerin Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelik, işyerlerinde 18 yaşını doldurmuş kadınların gece postalarında çalıştırılmaları ile ilgili koşulları kapsıyor
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. İstanbul'un yolunu unuttular Yaz başından bu yana Bodrum'u mesken tutan ünlüler hayatlarından çok memnun. Gündüzleri deniz ve kum, akşamları müzik ve eğlence onlara İstanbul'un yolunu unutturdu. Murat çocuğunu kucağından indirmiyor Herkesin güneşlenip, dans ettiği, denize bile girmediği People'da sunucu Murat Başoğlu'nu dalgıç kıyafetini çıkarmak için eşinden yardım alırken gördük. Sportmen sunucunun en büyük hobisi derinlere dalmak ve zıpkınla balık avlamak. Başoğlu'nun sosyetik beach'lerin ruhuna pek de uymayan bu sportmen davranışı, çevredekileri şaşırtsa da o hiç aldırmadı. Başoğlu'nun en büyük destekçisi de eşi Hande Bermek. Yaz tatilini Havana'daki evlerinde geçiren Başoğlu çifti çocuklarını da yanlarından hiç ayırmıyor
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Damarlardaki daralmaların 20'li yaşlarda başlaması da bu durumu tetikleyen en önemli unsur. Eğer göğsünüzün orta yerinde hareket etttiğinizde baskı ve basınç şeklinde bir ağrı oluşuyorsa, özellikle de yokuşları çıkarken başlayarak dinlendiğiniz zaman bu ağrılar geçiyorsa siz de kalp hastası olabilirsiniz. Özellikle yirmili yaşlarda başlanan sigara gibi alışkanlıklar, beslenme şekli kalp rahatsızlığı için önemli kriterdir. Hastalık bu yaşlarda baş göstermese de bu gibi kötü alışkanlıklardan uzak durması kalp rahatsızlıklarını önlemede çok önemli bir adımdır. Kalp rahatsızlıklarının görüldüğü 40'lı yaşlarda doktor kontrollerine başlanmasında fayda vardır. Türkiye'de son üç yıldır tomografi ve MR'la yapılan kalp damar tetkikleri, EKG, eforlu test, ve anjiyo teşhis yöntemleri olarak sıralanabilir. Kalp damar hastalıklarında kesin teşhis metodu; anjiyografi'dir. Diğerleri henüz anjiyografi kadar başarılı hale gelemediler. Ancak kullanımları günden güne artıyor. Bu rahatsızlıklarda üç tip tedavi var; ilaç, anjiyoplasti ve bypass ameliyatı.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Trabzon’da imza günü TRABZONSPOR’UN Türkiye’ye çağırdığı Avustralya Milli Takımı’nın Hırvat asıllı kalecisi Michael Petkoviç ile, daha önce anlaşmaya varılan Beşiktaşlı Erman’ın bugün Bordo-Mavili takımla ön anlaşma imzalayacağı açıklandı. Başkan Yardımcısı Ahmet Ağaoğlu, "Petkoviç ile son kez görüşeceğiz. Her konuda anlaştık. Sadece ayrıntıları ele alacağız" diye konuştu. BORDO-Mavililer’e kanatlar için Göztepeli Göksel ve Altaylı Aytekin önerildi. Teknik direktör Samet Aybaba, Aytekin’in transferine sıcak bakmazken, Göksel ile ilgili araştırma başlattı. Öte yandan İstanbulspor’un eski kalecisi Zdravkov’un kulübe haber yollayarak, "Anlaşırsak Trabzonspor’da oynamak isterim" dediği öğrenildi. ‘Hocalık kolay iş’ BAŞKAN Özkan Sümer, antrenörlük yapmanın, başkanlıktan daha kolay olduğunu ifade etti. Sümer, "Antrenör olarak sadece takımla ilgileniyorsunuz, ona karşı bir sorumluluğunuz var. Fakat başkanın, kamuoyuna karşı, camiaya karşı, medya ilişkileri, profesyonel takım, altyapı, ekonomik planlama gibi sorumlulukları var. Yükünüz antrenöre göre kat kat ağır" dedi.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. M.M, Crawford’la ilişkiye girmiş Efsanevi yıldız Marilyn Monroe’ya ait gizli ses kayıtları ortaya çıktı. Bu kayıtlarda Monroe’nun dönemin ünlü kadın oyuncusu Joan Crawford ile nasıl lezbiyen ilişkiye girdiği ve bundan rahatsız olduğu anlatılıyor. Monroe ile ilgili bir kitap yazmakta olan Matthew Smith, yıldızın terapi görürken yaptığı konuşmaların kaydedildiği bantlarda, ilişkinin oldukça ayrıntılı bir biçimde tarif edildiğini söylüyor. Söz konusu bantlarda Marilyn ‘Ona açıkça bunu bir kadınla yapmaktan hoşlanmadığımı söyledim. Reddedildikten sonra çok kindar bir hal aldı’ diyor
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Sinem sevgilisini Gamze'ye kaptırdı! Manken Sinem Güven, önceki gün ikinci evliliğini yapmaya hazırlandığı sevgilisi Murat Ersönmez'den ayrıldığını açıklamıştı. Ayrılık sebebiyle ilgili açıklama yapmak istemeyen Güven, "Ben her zaman evliliğe hazır bir insanım. Ancak evleneceğim insanı bir türlü bulamadım" demişti. Ancak duydum ki, Güven'in evlilik hazırlığı yaptığı sevgilisiyle ayrılma sebebi, Ersönmez'in kendisini Gamze Özçelik ile aldatmasıymış! Bunu öğrenen Güven de ilişkisini bitirmiş. Mehmet Aslan'ın da eski sevgilisi olan Gamze, 1,5 yıldır beraber olduğu besketbolcu sevgilisi Gökhan Demirkol'dan geçen ay ayrılmıştı.
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Yargı, terör örgütü Hizbullah’ın, devletin en üst kurumlarından Başbakanlığa kadar sızdığına karar verdi. Ankara 1 No’lu DGM, Başbakanlık Bilgi İşlem Dairesi’nde memur olarak çalışan Abdülsamet Yıldız’a 15 yıl hapis cezası verirken, 3 sanığı da idama çarptırdı. Ankara 1 No’lu DGM’deki davanın dünkü karar duruşmasına, 6’sı tutuklu 10 sanık ve avukatları katıldı. Sanıklar esas hakkındaki savunmalarında ve son sözlerinde suçsuz olduklarını ifade ederek, beraat talebinde bulundu. Mahkeme Başkanı Mehmet Orhan Karadeniz, tutuklu sanıklar Mehmet Emin Alpsoy, Mustafa Gürlüer ve Şeyhmus Alpsoy’un, TCK’nın "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmek" suçunu tanımlayan 146 / 1. maddesi gereği idama mahkûm edildiklerini bildirdi ve kalemini kırdı. Eski Başbakanlık görevlisi Yıldız, Sadullah Arpa ve Abdurrahman Alpsoy da, "yasadışı silahlı örgüt üyesi olma" suçunu düzenleyen TCK’nın 168 / 2 maddesi ve 3713 sayılı yasanın 5. maddesine göre 15’er yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. 24 sanık hakkında örgüte yardım ve yataklıktan 4.5’ar yıl hapis kararı veren mahkeme, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanıklar Mahmut Kaya ve İsmail Kaya’yı da, TCK’nın 169. maddesine göre 3’er yıl ağır hapse çarptırdı. 1 No’lu DGM; sanıklar Aysel Aldanmaz, Ayşe Sudan, Veli İnce, Halit Karslı, Ahmet Akbulut ve Hüseyin Tamer’in mahkûmiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatlerini kararlaştırdı.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Futbol dersi Baskıdan uzak, psikolojik rahatladığı yakaladığı dönemlerde ve kendi oyun kurgusunu sahaya yansıtan bu Trabzonspor’un seyrine doyum olmuyor. Hepsinden önemlisi, Trabzonspor sahada takım gibi duruyor. Trabzonspor’un sisteminde bir değişiklik yok. 4 - 3 - 1 - 2 düzeninde, geçen haftalara oranla dün gece Trabzonspor’un kanat organizayonları çok daha aktif ve son derece başarılıydı. Mustafa Yalıçkaya ile Serkan Kılıç’ın kanat bindirmeleri ve oyunda genişlik yaratmaları tek kelime ile mükemmeldi. Serkan’ın enerjisi, Mustafa’nın akın karşılaması, akın başlatması ve serin kanlı davranışları göz kamaştırdı. Bir de Trabzonspor’a derman veren iki Erman vardı sahada. Birisi defansın sigortası, diğeri ise orta sahanın beyni. Erman Güraçar, şuanda Türkiye’nin en çabuk, en çevik ve en sür’atli defan oyuncusu. Orta alanda Erman Özgür, top çaldı, adam eksiltti, oyunu yönetti ve yönlendirdi... Televizyonlarda jenerik olabilecek muhteşem bir de gol attı. Alkışla aferini çok haketti. Aktif dinlenme döneminde Trabzonspor kısa bir bocalama dönemi geçirdi. Müsabakanın geri kalan bölümlerinde oyunun mutlak hakimi Trabzonspor’du. Dahası, Trabzonspor, kalenin korunmasında, - ki, en büyük etken kaleci Petkoviç - savunmadan hücuma geçme ve gol olanaklarının yaratılmasında futbol adına önemli örnekler sundu. Müsabakanın henüz başında, altında Trabzonspor’un teknik kapasitesi yüksek üç oyuncusu, Fatih, Gökdeniz ve Marco Aurollo’nun bulunduğu pozisyon, golle sonuçlanmasa bile tam ders niteliğindeydi. Al kasete herkese izlet. Trabzonspor’un futbol güzelliği, başkan adaylarının çokluğundan belli değil mi? Mustafa Çulcu hayatının en rahat ve en kolay maçını yönetti. Kendisine fazlaca iş düşmedi. Ancak, iki kritik poziyonda oyunu devam ettirerek iki önemli karar verdi. Onlarda ders niteliğindeydi.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Ankara'da bunlar konuşuluyor Gül'ün morali nasıl düzeldi? Şener Paşa'ya koşan kadınlar kimdi? Hangi bakanımız halter yapıyor? Erdoğan neden ev değiştirecek? Serpil Çevikcan Erdoğan'ın evine onay yok! Başbakan Erdoğan, Ankara'nın lüks semtlerinden Oran'daki evinden taşınıp halkın içinde yaşamak amacıyla Keçiören Subayevleri'nde dubleks bir daireyi kiralamıştı. Emine Erdoğan'ın da beğendiği ve zevkine göre dekore ettirdiği evin kirası 800 milyon lira civarındaydı. Her şey hazırdı ancak Erdoğan çifti istediğini yapamadı. Çünkü açık bir alanda yer alan ev için "güvenlik kaygısı" dile getirildi. Yetkililer Erdoğan'ı uyardı. Şener Paşa'nın kız arkadaşları! Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur geçtiğimiz günlerde Bursa ve Balıkesir civarında teftişteydi. Babasının yıllar önce öğretmenlik yaptığı köyü ve ilkokulu da ziyaret etti. Gezinti sırasında bazı köylü kadınlar "Şener Şener!" diye seslenerek koşmaya başladı. Kadınların bazıları Eruygur'a kırk yıllık arkadaş gibi sarılıyor, hal hatır soruyor, öpüyordu. Çok geçmeden köylü kadınların Eruygur'un ilkokul arkadaşları olduğu anlaşıldı. Fotoğraf da çektiren Şener Paşa, "İşte Türk kadını, Anadolu kadını, Atatürk kadını. Böyle samimi, cesur" diyerek duygularını ifade etti. Çelik, Zeki Müren hayranı Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, halter tutkunu. Yıllardır her sabah evinde yarım saat boyunca 6'şar kiloluk iki halterle spor yaptığını söyleyen Gönül, "Kolesterolüm iyi, kilom biraz fazla; 90. Yüzmek isterdim ama halteri çok seviyorum" diyor. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise bilordo aşığı. İki oğlu ile birlikte fırsat buldukça bilardo oynuyor. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e gelince; gerçek bir Zeki Müren tutkunu. Müren'in bütün cd'lerine sahip olan Çelik, yalnız kaldığı her an makamındaki müzik setini çalıştırıp gözlerini kapatıp dinliyor. Morali bozulan Armada'ya! Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün hem stresten hem de yorgunluktan bir türlü gülmeyen yüzü geçtiğimiz günlerde Armada alışveriş merkezinde güldü. CNN Türk'te pazar günü yayınlanan Kafe Siyaset programına katılan Gül'ü gören esnaflar hemen mağazalarına buyur ettiler. Kısa bir süre sonra kendini o dükkan senin bu dükkan benim gezer halde bulan Gül ilk kez şikayet dinlemedi, turundan çok moralli ayrıldı. Nedenini de şöyle anlattı: "Dört hafta önce hafta sonları itibariyle 15 bin kişi burayı ziyaret etmiş. İki hafta önce 25 bin kişi gelmiş. Bu hafta da 30 bin. Armada'daki gezintim moralimi çok yükseltti. Müthiş bir hareketlenme var. Hep kötü haberlerin geldiği bir dönemde buradaki manzara Türkiye'nin bu işlerden fazla etkilenmediğine, sıkıntıdan sıyrıldığına işaret ediyor. Çok keyiflendim. Morali bozulan buraya gelsin."
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. İlacın haberi serbest reklamı yasak! MEDYA Takip Merkezi (MTM) Haziran ayını kapsayan bir tarama sonucu göndermiş. Bu taramaya göre Haziran ayında yazılı basında 4214 sağlık haberi yayınlamış. Bu haberlerin 395’i ilaç haberi. Televizyonlarda ise 404.748 saniye sağlık haberi yayınlanmış. Bu haberlerin de 19.987 saniyesi ilacla ilgili. Söz konusu ilaç haberlerinin tamamının masum haberler olmadığını, arkalarında halka ilişkiler ittirmesi olduğunu biliyoruz! Yani? Yanisi şu: Türkiye’de ilacın (ticari) haberi serbest, ticari reklamı yasak! Neden? Çünkü Türkiye’de medyanın nasıl çalıştığından, iletişim etkilerinden ve hatta liberal politikalardan haberdar, kafası ‘zehir’ gibi çalışan bürokratlar yok! Olması mümkün mü? Örneğin, İki treni kafa kafaya çarpıştırmadan yan yana geçiremeyen AKP bürokratlarının ‘ilaç haberi ile ilaç reklamı arasındaki’ bağlantıyı kurabilmeleri mümkün mü? Zor. Peki bundan sonraki hükümetlerin kuracağı kadrolar bu bağı kurabilirler mi? Bu yüzyıl içinde belki. O halde? O halde ilaç ihaleleriyle kazıklanmaya devam. Tayyip’in kredisi bitiyor gibi TNS Piar’ın ‘Liderlerin Form Grafiği’ araştırmasının Temmuz ayağı sonuçlandı. Sonuçlar gösteriyor ki Tayyip Erdoğan ilk kez arka arkaya üç ay formu kaybetmiş. Bu şu demek : Darbeyi bizzat Tayyip Bey’in kendisi yapıyor! Neden de ortada. AKP kötü kadrolaşıyor. İşe göre adam değil adama göre iş politikası uyguluyor. İş bilmeyenleri,ikinci hatta üçüncü sınıf yöneticileri (bazılarına yönetici demek yöneticiliğe hakaret olur) sadece eşleri türbanlı , cumaya gidiyor ya da ‘bizden’ diye kilit görevlere getiriyor, çözüm yerine sorun üretiyor. Sonuç ortada: 34 ölü 100 yaralı! İşin ilginci form kaybının nedeni belliyken Tayip Bey, kalıpların dışına çıkamıyor, kendine form kaybettirenlere bile hala sahip çıkıyor. Sanırım Alternatifsizliğine güveniyor. Tayyip Bey’in alternatifi olsa kesinlikle risk alacağını düşünüyorum. Ama yok! Baykal’ın CHP’deki iç çatışma içinde yeniden ‘umut’ olarak algılanması zor, Ağar’ın ‘derin devlet öyküsü’ yumuşak karnı, sütten ağzı yananların Bahçeli’yi üfleyerek yemeleri bile mümkün değil. Geriye ne kaldı? Erbakan? Nas? Cem? Uzan? Sezer? Birleşip gelseler ne yazar? Türkiye’ye acilen alternatif lazım..Yoksa Tayyip Bey sivil darbe yapacak haberiniz olsun.. Fatih Altaylı haklı FATİH Altaylı ‘İki tren kazası oldu diye Ulaştırma Bakanı ya da TCDD Genel Müdürü niye istifa etsin. Her hafta karayollarında trafik kazalarında yüzlerce insan ölüyor. Niçin Karayolları Genel Müdürü’nün istifasını istemiyoruz?’ diye soruyor. Altaylı’nın mantığı doğru bir mantık. Bu konuyu gündeme taşıması da beni sevindirdi. Her yıl binlerce kişinin trafik kazalarında öldüğü Türkiye’de her Ulaştırma Bakanı’nın harakiri yapması, her Karayolları Genel Müdürü’nün de kendini Boğaziçi Köprüsü’nden atması gerekirdi. Tabii eğer ‘kaza raporları’ doğru tutuluyor olsaydı ve ‘yol kusurları ve işaretleme kusurları’ trafik kaza raporlarına doğru geçebilseydi. Ne yazık ki Türkiye’deki ‘kaza raporlama sisteminde’ kusur yolda olsa bile kusuru ‘sürücüde’ aramak çok yaygı ve kolaycılığa kaçan bir trafik polisi davranışı. Bu nedenle de trafik kaza istatiklerinde ‘yol kusuru bağlı’ kaza sayısı çok düşük. Elde veri olmayınca da kimse kamu yöneticilerini trafik kazalarından sorumlu tutmuyor, istifalarını istemiyor. Bir de kuramsal olarak uluslararası genel kabul görmüş bir davranış kalıbı var. O da şu: her sürücü aracını yol şartlarına göre sürmek zorunda! Beklenti bu olunca da haliyle kimse kamu yöneticisine ‘Trafiği iyi yönetsen bu kadar kan dökülmez’ demiyor. Üçüncü neden ‘kanıksama’. Karayollarında toplu can kayıpları o kadar sıradan bir hale geldi ki medya bu konuda duyarlılığını kaybetti. Toplum ‘böyle gelmiş böyle gider ruh halinde’ nedenleri sorgulayamıyor. Şunun surasında üç tren kazası aynı sonuca ulaşmadık mı? İkinci kaza ile üstünkörü ilgilendik. Üçüncüyle ilgilenen bile yok. Sonuç: Karayolarındaki Trafik Kazaları hala Türkiye’nin en önemli sorunu. Toplum trafik kazalarını kanıksamış olsa bile medya kanıksamamalı, mutlaka sorgulamalı, sorumluları gün ışığına çıkarmalı. Her fırsatta medyayı yerden yere vuranlara da mesajım var: Medya bunu yapmazsa yapacak kurum yok! Çekirgelik Hedef insanların değişimi desteklemesi değildir. Başarmak için insanlara değişimi gerçekleştirmeleri için sorumluluk yüklemeli ve kaderlerini kontrol edebilme yeteneği kazandırmalısınız
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Güvenlik Konseyi Kıbrıs'ta bölündü BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs'la ilgili tartışmada görüş birliğine varamadı. İngiltere ve ABD tasarısını oylaması, Rus ve Çin diplomatların itirazları üzerine yapılamadı SEMA EMİROĞLU New York Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Kıbrıs'la ilgili kararda görüş birliğine varamadı. Toplantının basına açık oturumunda konuşan, Annan'ın Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro De Soto, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından Rauf Denktaş'ı sorumlu tutan rapor hakkında bilgi verdi. Daha sonra yapılan kapalı görüşmelerde, İngiltere ve ABD'nin sunduğu karar tasarısının görüşülmesine geçildi. Ancak toplantı sonunda yapılması beklenen oylama, Rus ve Çin diplomatların, Annan planının gelecekteki müzakerelere zemin alınacağına ilişkin ifadenin tasarıdan çıkarılmasını istemeleri üzerine yapılamadı. Türk tarafının, planı görüşme zemini olarak almayı ve referenduma sunmayı reddettiğini savunan Rum yönetimi, Konsey'in onayına karşı çıkarken, Rusya da bu görüşü destekledi. ABD Temsilciler Meclisi ise, Kıbrıs'ta görüşmelerin yeniden başlatılmasına destek veren bir karar tasarını kabul etti. Tasarıda, Annan'ın planının başarısızlığa uğramasının sorumluluğu, Denktaş'a yüklendi. Türk yetkililerden Denktaş'a baskı uygulanması istendi.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. FENER SAVAŞTAN BETER: 0-1 Sarı-Lacivertliler, seyircisine yine saç baş yoldurdu, Altay’a kolay teslim oldu. Sinan vurdu, İzmir ekibi tarihinde ilk kez İstanbul’da galibiyet buldu 90 dakika MEHMET DEMİRKOL Her daim bağıran kale arkası ve zaman zaman celallenen numaralının dışında tribünlerdeki durum şu; neredeyse hiç tezahürat yok... Heyecansız, beklentisiz bir kalabalıktan yükselen uğultular, kalabalık bir tren garında duyabileceğiniz cinsten... Ruhu çekilmiş bir kalabalıktan çıkan uğultular. Sebebi belki biraz Fenerbahçe’nin iddiasızlığı. Ama daha çok sahada oynanan futbol... Zulüm gibi... Dakikalar geçmiyor... Hüseyin Kalpar’ın Altay’ı defansif 5 - 3 - 2’yle kendi ceza sahasına yığılmış... Fenerbahçe onları zorlamıyor. Ama onlar yine de ölümcül hatalar yapıyorlar. Zaten Fenerbahçe’nin az sayıdaki pozisyonu da bu hatalardan kaynaklanıyor. Konuk ekibin hücum planı ise Sinan - Owana ve İnanç’la baskın yapmak... Bu plan ilk yarıda iki kez başarılı oluyor. 23’te İnanç savunmanın arkasına kaçan Sinan’ı göreceğine garip bir şut atıyor. 26’ta tek gollük şanslarını yakalıyorlar, ama Rüştü muhteşem... Önce savunmasının Owana’ya kaptırdığı topu çeliyor, ardından İnanç’ın önünden kapıyor. Fenerbahçe 5’te ve 6’da Altay defansının inanılmaz hatasından Ceyhun ile yararlanamıyor. Sonra 24. dakikaya kadar ağır ağır Altay’ın hiç olmadığı bölgelerde top çeviriyorlar. Sadece topu ayağına alan oyuncu hareketleniyor, diğer herkes duruyor. 24’teki tek önemli şansı Tuncay değerlendiremiyor. Altay’ın başarısız ofsayt tuzağı girişiminde kaleci Ramazan’ın üzerinden kafayla aşırttığı topu çizgiden Özgür çıkarıyor. Hepsi bu.. Sonrasında yine top çevirmeler, hareketsiz beklemeler ve mesut bir Altay... İkinci yarıya iki takım da aynı kişilikleriyle başlıyor. Tribünler ise daha hareketli... Tezahüratlar itici güç olmalı, ama olmuyor. Fenerbahçe birkaç duran top dışında ceza sahasına giremiyor. Bu hareketsiz oyununu değiştirmek için Rebrov çok gerilere gelip top alıyor, Tuncay bir sağ bir sol kanada koşuyor ama olmuyor... Savunmanın iki kanadı Ali Güneş ve Erhan’ın çıkışlarında bir türlü çizgiye inecek organizasyonları yapamıyorlar. Aslında ikinci yarıda daha hareketliler ama topsuz oyunda... Ancak daha önemlisi savunması bu devrede hatasız... Dakika 65... Hiç susmayan kale arkası Fesupanallah’a başlıyor. Aynı dakikalarda Oğuz Çetin, Ali Güneş’i çıkarıp Johnson’u oyuna alıyor. Ve 4 - 1 - 3 - 2’den 3 - 5 - 2’ye dönüyorlar. Bununla birlikte Altay kontratak girişimlerine başlıyor. 74. dakikada tribünlerden ilk kez alkışlar geliyor... Sinan’ın Mustafa Doğan’dan söktüğü, Rüştü’nün üzerinden aşırttığı topun filelere gidişine... Ardından tribünlerde kaos... Önce Oğuz ve yönetime istifa çağrıları. Sonra bir diğer tribünden gelen destek. Maçı tamamen felakete dönüştürecek pozisyonda 79’da Owana yine Rüştü’ye takılıyor. Ve sonrasında tepkilerle geçen 11 dakika... Maç sonunda tribünlerin kafası yine karışık... İstifa isteyenler, Altay’ı alkışlayanlar ve Fenerbahçe yönetimine destek verenler. Herkesin aklı karışık... Yönetim topu attı Altay yenilgisi Oğuz Çetin’e olan güveni iyice azalttı. Yönetim Kurulu’nun genç hocanın istifa kararı alması halinde arkasında durmayacağı öğrenildi ELAZIĞSPOR maçı sonrası "başarısızım" diyen Teknik Sorumlu Oğuz Çetin’e tam destek veren Fenerbahçe yönetimi, Altay yenilgisi sonrası köşeye sıkıştı. Yöneticiler karşılaşma bitiminde maraton tribününde bir saat toplantı yaptı. Çetin’i şimdilik göndermeyi düşünmeyen yönetimin, genç hocanın istifa etmesi halinde ipleri koparmayı kararlaştırdığı öğrenildi. BAŞKAN Aziz Yıldırım’ın ise ilk yarıdaki kötü futbol sonrası devre arasında soyunma odasına inerek, "Biraz daha tempolu oynayın. Bu maçı kazanmalısınız" diyerek futbolcuları uyardığı belirtildi. Karşılaşma sonrası Oğuz Çetin ise basın toplantısı yapmadı. Bir hayli gergin olan genç hoca, futbolcularıyla da konuşmazken, takıma salı gününe kadar izin verdi. Maçın adamı O bir yıldız SİNAN, daha sezon başında tüm otoritelerin dikkatini çekmiş, hatta transfer listelerine bile dahil edilmişti. Gücü, top tekniği ve hızı en büyük artıları. Dünkü karşılaşmada da Fenerbahçe defansının pamuk ipliğine bağlı direnişini yıkan adam olan Sinan, Altay’a hayat veren isimlerin başında geldi. Maçın hakemi Dengesizdi LİGİN genç umudu Bülent Demirlek dengesiz bir 90 dakika geçirdi. Faul düdüklerinde birçok hata yapan Demirlek, kart seçimlerinde hatalar yaptı. Bülent Demirlek’in bu zaafı bazı anlarda maçın tansiyonunu artırdı. Ancak genç hakemin, yardımcılarıyla uyumlu oluşu ve sonuca etki edecek bir yanlışı olmaması olumlu yönüydü. Maçtan rakamlar * Bu sezon Diyarbakırspor Teknik Direktörü olarak 5 maçta 3 mağlubiyet, 2 beraberlik, Altay çalıştırıcısı olarak da 2 beraberlik, 1 mağlubiyet yaşayan Hüseyin Kalpar, 9. maçında güldü. * Mustafa Doğan, 47 gün ve 5 maç sonra Altay karşısında formasına kavuştu. Konyaspor’la oynanan kupa maçında ilk dakikada kırmızı kart görerek takımın elenmesinde başrol oynayan deneyimli futbolcu, gol olan topu Sinan’a kaptırarak Altay’a yenilgisinin de sorumlusu oldu. * Vladimir, 9 Şubat 2003’teki Ankaragücü maçından itibaren 41 gün içinde 6 karşılaşmada 495 dakika oynayıp tek gol atamadı. * Rüştü, 2 Şubat 2003’te oynanan Beşiktaş maçının 56. dakikasında Ahmet Dursun’un ayağından yediği golün ardından, Saracoğlu’nda 288 dakika sonra Sinan’a mağlup oldu. * İzmir’deki 3-1’lik ilk maçta Fenerbahçe’nin gollerini atan Ortega, Washington ve Steviç’ten ikisi ülkelerine giderken, Steviç de yedek kulübesinde oturdu. * Ceyhun, Ümit Özat cezalı olduğu için Fenerbahçe formasını ligde giydiği 38. maça ilk kez kaptan olarak çıktı. Maçtan notlar Başkan locada AZİZ Yıldırım, her maçın tersine karşılaşmayı, Şeref Tribünü’nden değil, özel locasından izledi. Fenerbahçeli yöneticiler de maça ilgi göstermedi, gelenler ise locaları tercih etti. Çetin eşofmanla TEKNİK Sorumlu Oğuz Çetin’in 1 aylık cezasını tamamladı. Çetin, takım elbiseyle çıktığı için aldığı cezayı 18 Mart’ta bitirirken, dünkü sınava eşofmanlarıyla çıktı. ABD’ye protesto ABD - Irak savaşı, ekranlardan soluksuz izlenirken, gerilim dünkü maça da yansıdı. Fenerbahçeli taraftarlardan bir grup, "Kahrolsun ABD" diye bağırdı ve Saddam Hüseyin’e tempo tuttu. Önemli revizyon OĞUZ Çetin, Altay önüne ciddi bir revizyon ile çıktı. Transfer edildiği günden beri ilk 11 oynayan Kemal, Fatih, Johnson ve Steviç ile birlikte yedek kulübesinde oturdu.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Adanaspor uçurumda: 1-0 Malatya deplasmanında Fazlı’nın golüne engel olamadı, son sıralardaki stresten kurtulamadı 81’de yıkıldılar SÜPER Lig’de düşme potasıyla burun buruna olan Adanaspor, Malatya deplasmanından puansız döndü. Karşılaşmanın ilk yarısında karşılıklı akınlar vardı. İkinci yarıda ev sahibi takım daha istekli oynadı. Malatyaspor 49’da Hasan ile bir penaltı vuruşundan yararlamadı. 81’de golcü Fazlı sahneye çıktı. Tecrübeli futbolcu defansın da hatasından yararlanıp, topu filelere yolladı. Maçın karnesi HAKEMLER: Erol Ersoy, Nihat Tekgül , Ender Durmuş MALATYASPOR: Miloşevski (6) - Stankov (6), Mert (6), Tolga (5) - Murat (5), Serkan (5) (Arsin Dk.46 (5), Mithat (5), Duro (5) (Hasan Dk.46 (4), Muharrem (5) - Fazlı (7), Sertan (6) (Ufuk Dk.75 (5) ADANA: Murat (5) - Timur (5), Timko (5), Güngör (6) - Ercan (5), Pachola (5) (Lalik Dk.62 (4), Ümit (5), Gökmen (5), Volkan (5) - Necati (4) (Ali Asım Dk.54 (5), Cafer (5) GOL: Fazlı (Dk.81) SARI KARTLAR: Muharrem (Malatyaspor) Gökmen, Göngör (Adanaspor)
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Kalbe yakın takip Ani kalp krizi riskini teşhise yönelik geliştirilen kalbin elektronlu bilgisayar tomografisi ile, atardamardaki damar sertliği taranıyor ve geleceğe yönelik riskler belirlenebiliyor. ABD Saint Louis Üniversitesi Radyoloji Departmanı Kalp Tomografisi Bölümü Direktörü Doç. Dr. Esat Memişoğlu, günümüzde meslek hayatlarının verimli dönemlerindeki bazı insanların önceden hiçbir belirti olmaksızın kalp krizi geçirerek hayatlarını kaybettiğini (ani kardiyak ölüm) vurguladı. Yıllardan beri kullanılan kan kolesterol ölçümünün ''hangi kişinin kalp krizi geçirip geçirmeyeceğini'' belirlemede yetersiz kaldığına işaret eden Doç. Dr. Memişoğlu, ''Kalbin elektronlu bilgisayar tomografisi çekilerek yapılan kalsiyum skoru tayini, hiçbir şikayeti olmayan insanlarda kalp krizi riskini belirlemede en değerli yöntem'' dedi. ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) onaylı elektronlu bilgisayar tomografisinin Türkiye'de sadece İstanbul'da bir görüntüleme merkezinde bulunduğunu, yakında Ankara'da da hizmete gireceğini anlatan Doç. Dr. Memişoğlu, bu cihazla ayrıca ''by-pass damarlarının açık olup olmadığının'' girişimsiz olarak takip edilebildiğini bildirdi. Doç. Dr. Memişoğlu, anjiyografi yöntemine sahip cihazdan, 40 yaşın üzerinde, stres, sigara, yüksek tansiyon veya şişmanlık gibi risk faktörlerinden en az birine sahip herkesin yararlanabileceğini anlatarak, günümüzde kullanılan teşhis yöntemlerinin ise ancak ilerlemiş hastalığı tespit edebildiklerini dile getirdi.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. İşler zora giriyor Yeni yıla girdiğimiz şu günlerde, gelecek adına, korkulu günler ve aylarla boğuşacağız gibi geliyor bana. Öyle ya, neredeyse Türkiye Ligleri’nin ikinci yarıya start vermesiyle birlikte, Irak savaşı için de ok yaydan fırlayacak gibi... Ülkemizin, iç ve dış borç batağı içinde kıvranıp durduğunu, hepimiz acıyla izlemekteyiz... Şimdi, böylesine koyu grilik içinden, bir de savaşın acı çığlıklarını duymaya başlarsak, kim de yaşama ve spor - sanat izleme keyfi kalabilir ki... Bu nedenlerle, gelecek zamanların, bizlere geçmişi çok özleteceğini düşünmekteyim ben. Şimdi transferde, üç büyükler, ekiplerindeki açıkları kapatmaya çalışıyorlar. Anadolu takımları da, ucuz rakamlarla, münasip oyuncular buldukça aynı yenilenmeyi halletmeye uğraşıyorlar. Bence, ne Beşiktaş, ne Galatasaray, ne de Fenerbahçe, pahalı oyuncu bataklığına düşmemelidir. Bakıyorum da, bazı şöhretlerimiz 3 - 5 milyon dolardan kapı açıyorlar, kendi yetiştiği kulüplerde bir yıl oynama karşılığını... İsim kullanmıyorum, çünkü saygın kulüplerimizin hassas taraftarları, bizim düşüncelerimizi yanlış anlamasınlar diye... Avrupa’da, 5 - 6 ekonomisi sağlam dev kulüp var toplasanız... Diğerlerinin bir çoğu TV şirketlerinin abone bulamaması nedeniyle iflaslarla yüzyüzeler... Avrupa’da futbol seyircisi, bu oyundaki temaşanın kaybolup gitmesi sebebiyle, tribünlere küskün gibi... 20 yıl öncesinin Avrupalı futbol cambazlarını bir hatırlasanıza... Şimdi onlara benzeyen birkaç yıldız futbolcu adı verebilir misiniz bana... Hiç sanmıyorum... Çünkü futbol artık "Prens kılıklı" futbol sanatkarları yerine, "Gladyatör" tipli kazma ayaklara itiba gösteriyor... Yani teknik adamların çoğu, beyin gücü, top tekniğini üst çıtalara atmış ustalar yerine, topu ve rakip oyuncuyu beraberce yıkıp - döken "Karampon kabadayılarına" forma veriyorlar... Burada, futbolcu olma eğitiminin, en az on yıl sürmesi de, Avrupa’daki kültürlü delikanlıların futboldan uzakta durmaları adına önemli bir rol oynuyor tabii... Yani söylemek istediğimiz şudur özetle; büyük kulüplerimizin, "Ayaklarını yorganlarına göre uzatma" zamanları içindeyiz şimdilerde... Transferin tam tersine, iyi bir rakam yakaladıkları anda, tam eldeki şöhretli yerlileri batıya satma devresidir şimdiki zaman... Nasıl olsa üç büyüğümüzde de tek başına takımı şampiyon yapabilecek bir "Futbol sihirbazı" olmadığına göre, tek tek yabancılara büyük paralar yatırmak akıl karı olabilir mi...
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. ASLAN’IN BAŞI DERTTE Gençlerbirliği deplasmanına 6 eksikle giden Sarı-Kırmızılı takımda, cezalı Hasan Şaş’ın yanı sıra Batista ile Ayhan da forma giyemeyecek. Ümit Davala ile Felipe kadroda ERHAN TELLİ Terim zorda ANKARA deplasmanına altı eksikle giden Galatasaray’ın orta sahası çöktü. Cezalı olan Hasan Şaş ile sakatlıkları düzelmeyen Batista ve Ayhan’ın da Gençlerbirliği maçında oynayamayacak olması Teknik Direktör Fatih Terim’in elini kolunu bağladı. Tecrübeli hoca zorunlu olarak haftalardır forma giymeyen Ümit Davala ile Felipe’yi kadroya aldı. Defans kritik SARI - Kırmızılı takımda savunmanın üç önemli ismi Emre Aşık, Hakan Ünsal ve Sarr’ın da olmayışları teknik heyetin tüm planlarını alt üst etti. Başkente oldukça sıkıntılı giden Galatasaray’da Balic’in ilk on birde sahaya çıkacağı belirtildi. Ayrıca savunmanın sağ kanadında Vedat’ı düşünen Terim, Ümit’i Davala’yı orta alanda oynatmayı planlıyor. Arif’ten dalya avı LİG tarihinde şu ana kadar toplam 98 golünün altına imza atan Arif Gençlerbirliği karşılaşmasında iki gol daha atıp ‘dalya’ demek istiyor. Bu sezon geride kalan 13 hafta sonunda, toplam 8 kez ağları havalandırarak genel toplamdaki sayısını 98’e çıkaran Aslan’ın gol silahı, en son golünü geçtiğimiz hafta 2 - 1 kazanılan Trabzonspor mücadelesinde ağlara bırakmıştı.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen ‘Sanki Dün Gibi’ konser serisinin üçüncüsü, önceki akşam gerçekleşti. Fatih Erkoç, Özlem Tekin ve Levent Yüksel’in 80 ve 90’lı yıllara ait şarkılarıyla başlayan gecenin finaline doğru onur konuğu Timur Selçuk sahneye geldi. Ünlü müzisyen, piyanosunun başına geçerek ‘Beyaz Güvercin’ adlı eserini okumaya başladığında, İstanbul Devlet Konservatuarı’nda balerin olan 20 yaşındaki kızı Mercan Selçuk babasının şarkısına dansıyla eşlik etti. Alkışlar üzerine seyirciye dönen Timur Selçuk’un ‘Ben bugün beyazım. Kızım Mercan da beyaz güvercin oldu. 59 yaşında var mı bu memlekette benim gibi yakışıklı adam. Gördüğünüz gibi mal sağlam’ sözleriyle binlerce kişiyi güldürdü
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. ''Kapsül endoskopi''nin yolculuk hikayesi Ege Sağlık Hastanesi Genel Koordinatörü Op. Dr. M. Asım Çiloğlu, ''Kamera hap''la hastalık takibine başladıklarını bildirdi Ege Sağlık Hastanesi Genel Koordinatörü Op. Dr. M. Asım Çiloğlu, düzenlediği basın toplantısında, doğru tanı ve tedavi yanında hastanın konforu ve yaşam kalitesi de ön planda tutularak geliştirilen yeni tanısal cihazların Türkiye’de kullanılmaya başlandığını hatırlattı. “Kamera Hap” olarak nitelendirilen “Kapsül endoskopi” yönteminin Türkiye’de ilk defa İstanbul’da Alman Hastanesi ve İzmir’deki Ege Sağlık Hastanesi’ne kullanıldığını kaydeden Dr. Çiloğlu, şu bilgileri verdi: “Kapsül endoskopi sindirim sisteminin özellikle alışılagelmiş tanısal yöntemlerle ulaşılamayan bölgelerini görüntüleme imkanı sağlayarak tanısı zor bir çok hastalığın tanınmasını sağlamakta üstelik de bunu hastaların konforunu bozmadan zahmetsizce yapmaktadır. Kapsül endoskopi bir vitamin kapsülü büyüklüğündedir ve aynı bir ilaç gibi suyla kolayca yutulur. İşlem öncesi hastalara özel sıvı diyeti uygulanmaktadır. Kapsül yutulduktan iki saat sonra hasta su içilebilmekte, dört saat sonra da yemek yiyebilmektedir.” NELER YAPIYOR? Kapsülün ağza alındığı andan itibaren geçtiği ağız, yemekborusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan saniyede iki kez fotoğraf çektiğini anlatan Dr. Çiloğlu, yaklaşık 7-8 saat süren seyahat esnasında, “kameralı hap”ın binlerce fotoğraf çekerek bu görüntüleri bele takılan bir kayıt cihazına gönderdiğini söyledi. Bu süre içinde hastanın günlük işlerine devam edebildiğini dile getiren Dr. Çiloğlu, işlemin sonunda kayıt cihazının bilgisayara bağlandığını ve doktorun bunu bir video filmi şeklinde izleyerek değerlendirdiğini belirtti. Kapsülün sekiz saat sonra vücuttan doğal yolla atıldığını kaydeden Dr. Çiloğlu, sistemin 250 bin dolara mal olduğunu savunarak, “Bu tanı yönteminin vatandaşa maliyeti 1 milyar 250 milyon lira civarında olacak. Bir yıl sonra bu cihaza yerleştireceğimiz uzaktan kumanda aletiyle de doku örneği de alacak hale geleceğiz” dedi. Gastroenterolog Dr. Nermin Kılınçsoy da, bu sistemin dünyada ABD, İngiltere, Avustralya ve Almanya’da bir yıldır kullanıldığını söyledi. Kılınçsoy, sistem ile sindirim sistemindeki kanamalı yerlerin anında tespit edileceğini, 30-40 çeşit ciddi hastalığın da erken tanısının sağlanacağını belirtti.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. CHP'de tüzük değişikliği ve seçimli kurultay isteyen muhalifler, 3 Temmuz'da yapılacak Olağanüstü Kurultay gündemine tüzük değişikliği maddesinin de eklenmesini istedi. TBMM'de bazı milletvekilleri, il başkanları ve il temsilcilerinin katılımıyla basın toplantısı düzenleyen muhalifler adına açıklama yapan CHP Şanlıurfa Milletvekili Vedat Melik, CHP tabanından ve örgütlerinden gelen talepler doğrultusunda, tüzük değişikliği ve seçimli kurultay toplanması çalışmalarını, tüzüksel hakkı kullanarak başlattıklarını belirtti. Kurultay gündeminin tamamen talepleri dışında belirlendiğini belirten Melik, "Genel Başkan Deniz Baykal tarafından gündemi belirlenen bu kurultay, tüzüğümüze ve CHP geleneklerine aykırıdır" diye konuştu. Melik, "Tüzük değişikliği istekleriniz kabul edilmezse kurultaya katılacak mısınız?" sorusuna, "Biz CHP'liyiz, her şartta o kurultaya katılırız" yanıtını verdi.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. The Economist: Türkiye yüzde 6 büyüyecek THE Economist dergisinin gelişmekte olan 25 ülke için yaptığı ankette Türkiye'nin 2004 yıl sonu büyümesi yüzde 6 olarak öngörüldü. Değerlendirmede, 10'uncu sırada yer alan Türk ekonomisi için 2005 yılı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla artış hızı beklentisi ise yüzde 4.4 olarak belirlendi. Yıl sonu için cari dengenin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 3.6'sı kadar açık vermesi öngörülürken, 2005 yılı için bu oran yüzde 2.9 olarak tahmin edildi. Son dönemde sıkça tartışılan büyüme ve cari açık oranları için yurtiçinden de çeşitli tahminler geliyor. Büyüme beklentileri yüzde 5 ve 10 arasında değişiyor. Yaşanabilecek bir krizin en önemli kaynağı olacağı yorumları yapılan cari açık için ise yüzde 3 ile yüzde 5 arasında tahminler bulunuyor. Ekonomistin anketine gore en çok büyümesi beklenen ülkeler yüzde 9.5 ile Venezuela ve yüzde 9.2 ile Çin. Singapur'un ise yüzde 7.5 büyümesi bekleniyor.
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Fırat Üniversitesi Fırat Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ünitesi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüsnü Çelik, hamile olan bayanların günün sıcak saatlerinde dışarıda gezmelerinin sakıncalı olabileceğini söyledi. Aşırı sıcakların etkisiyle oluşan tansiyon düşmesi durumlarının, gebelerde zaten düşen tansiyonu daha da düşürdüğünü belirten Fırat Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ünitesi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüsnü Çelik, "Bu durumlar karşısında sıcak havalarda dışarıda gezen hamile kadınlar, bayılmalarla karşı karşıya kalabilirler. Bir hekim olarak gebelerin günün sıcak saatlerinde dış ortamlarda durmalarını uygun görmüyoruz. Bu hem anne için hem de çocuk için tehlikeli olabilir" diye konuştu. Aşırı sıcakların ve aşırı soğukların gebelerde erken doğuma neden olabileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Çelik, gebelerin sıcakların fazla olduğu öğle saatlerinde dışarı çıkmalarının, zorunlu olmadığı sürece uygun olmadığını sözlerine ekledi.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. 'Bu yıl Rusya'da modayı Osmanbey belirleyecek' Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği Rusya'da erkek, kadın ve çocuk giyiminde iddialı olduklarını açıkladı. Rusya Federasyonu'nun başkenti Moskova'da 6 yıldır düzenlenen Unistyle Moda Fuarı bu yıl alanını yüzde 50 genişletti. Geçen yıl 165 firmanın katılımıyla gerçekleşen fuarda bu yıl 210 tekstil ve hazır giyim şirketi ürünlerinin sergiledi. 10- 12 Ağustos 2004 tarihleri arasında düzenlenen fuara Dış Ticaret Müsteşarı Tuncer Kayalar İhracat Genel Müdürü Ali Boğa Fuarlar Daire Başkanı Derviş Öztürk ve üst düzey yetkililer katıldı. Kayalar, Türk firmalarının markalaşmaya yöneldiğinin altını çizerek müsteşarlığın Türk şirketlere her türlü desteği verdiğini söyledi. Kayalar "Sektör temsilcilerine destek oluyoruz. Bir sinerji yarattık. İhracatın sürekli artmasının nedeni de bu. Diğer devlet kurumları ile olan sorunları dahi çözüyoruz. Önemli bir terslik olmazsa ihracat ile cari asçık sorunu ortadan kalkacak" dedi. Kayalar bu ülkeden yaptığımız ithalatınsa 5.6 milyar dolar olduğunu bildirerek "Aradaki fark aslında bavul ticareti ile kısmen kapanıyor. MARKA OLMAYA ÇALIŞIYOR Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği (OTİAD) üyelerinin ağırlıklı olarak katıldığı fuarda konuşan OTİAD Başkanı Cengiz Say, 'Erkek kadın ve çocuk giyimyinde bu yıl Rusya modasını Osmanbey belirleyecek' dedi. Fuarı düzenleyen Türkel Fuarcılık moda fuarları ile İstanbul'un moda merkezi Osmanbey'deki hazırgiyim firmalarının ürünlerini Rusya'da marka haline getirmeyi hedefliyor. Unistyle Moda Fuarı, şu ana kadar yurtdışında düzenlenen en büyük Türk hazır giyim fuarı olarak adlandırılıyor. Fuar kapsamındaki etkinliklerde ünlü Türk mankenler eşliğinde 3 defile gerçekleştirildi.
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Ham petrol 45 doları geçip rekor yeniledi Uluslararası ham petrol fiyatları, 45 dolar düzeyine ulaştı. ABD’deki Batı Teksas petrolünün varil fiyatı, bir ara 45.04 dolar düzeyine çıkarken, Londra’daki Brent türü Kuzey Denizi petrolü ise 41.45 dolardan işlem gördü. ABD’de petrol, cuma günü 44.77 dolardan işlem görmüş önceki gün de 44.97 dolar seviyesine kadar çıkarak 1983’ten bu yana en yüksek rakama ulaşmıştı. Fiyatların artmasında, başta Irak’taki karışıklık olmak üzere, küresel petrol arzında yaşanabilecek sorunlar ve dolayısıyla, arzın talebi karşılayamaması ihtimali ile Rusya’da Yukos ile ilgili gelişmeler etkili oluyor. Irak’ın güneyindeki terminalleri besleyen iki ihraç boru hattı hızlı bir şekilde onarılarak, yeniden petrol üretimine başlandı. Yetkililer, Basra’daki ihraç boru hatlarından, Körfez’deki yükleme terminallerine petrol pompalandığını bildirdiler. Boru hatları, önceki gün sabotaj sonucu kullanılamaz hale gelmişti.
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Komutanlar Ömer Dinçer'i terletecek! Rejim karşıtı makalesiyle tartışma yaratan Başbakanlık Müsteşarı Dinçer, bugün MGK'ya katılacak ÖNDER YILMAZ Ankara İşlevini yitiren Cumhuriyet rejiminin yerini Müslüman yapıya devretmesi" yönündeki tebliğiyle taştışmalara neden olan Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'i bugün ilk kez katılacağı Milli Güvenlik Kurulu toplantısında sıkıntılı anlar bekliyor. Toplantıda asker üyelerin Dinçer'e, tebliğindeki sözlerine açıklık getirmesine yol açacak sorular yöneltmeye hazırlandığı öğrenildi. Dinçer, "Başbakanlık Takip Kurulu Başkanı" sıfatıyla hazır bulunacağı MGK toplantısında "irtica raporu" sunacak. MGK'nın irticai faaliyetlerin görüşüleceği bölümünün ertelenebileceği, Dinçer'in bu konuda özel bir brifing verebileceği bilgisi dün kulislere yansırken, Başbakanlık kaynakları müsteşarın toplantıya katılacağını kaydettiler. Sorularla gidecekler Toplantıda komutanların Dinçer'e Mayıs 1995'de Sivas'ta sunduğu tebliğindeki sözleriyle "neyi kastettiğini" soracakları, laiklik ve irtica konusunda sorular yöneltecekleri belirtildi. Dinçer ise, MGK'da sözlerini hangi esaslara dayandıracağını yakın çevresine şöyle özetledi: "Akademisyenlik dönemimdeki bir yaklaşımdı. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde, o dönemin koşullarına göre temsili demokrasi işler haldeydi. Şimdi artık sivil toplum örgütleri başta olmak üzere, sosyal kesimlerin katılımı söz konusu. Bugünün şartlarında Cumhuriyetin, demokrasinin geniş katılımcı dönüşümünü anlatmaya çalıştım. Temsili demokrasiden, katılımcı demokrasiye geçişi tanımlamak istemiştim."
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Hakan Uzan'ın 4. vatandaşlığı Ürdün vatandaşı olduğu resmi belgelerle kanıtlanan Hakan Uzan'ın Avrupa'nın finans merkezlerinden Lichtenstein'dan da vatandaşlık aldığı ortaya çıktı... TOLGA ŞARDAN Ankara Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Uzanlar'la ilgili soruşturması kapsamında Yavuz Uzan'ın ABD'de olduğu yolundaki bilgilerin ardından Hakan Uzan'ın da Meksika'da olduğu yönündeki bulgular Ankara'ya ulaştı. Hakan Uzan'ın ayrıca Ürdün ve Belize'nin yanı sıra Lichtenstein vatandaşlığıyla ilgili belgelerin savcılığa gönderildiği öğrenildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın başsavcılıkla birlikte yürüttüğü soruşturmada daha önce ele geçirilen belgelerin tercümesi yapıldı. Hakan Uzan'ın, Avrupa'nın önemli finans merkezlerinden Lichtenstein'ı şirket faaliyetleri nedeniyle tercih edebileceği dile getirildi. Berke Baraji belgeleri Halen aranan Hakan Uzan'ın Meksika'da olduğu yönünde bilgiler de Ankara'ya ulaştı. Amca Yavuz Uzan'ın 23 Ağustos'ta ABD'ye giriş yaptığının saptanmasının yanı sıra, Hakan Uzan'ın vatandaşı olduğu diğer ülkelere ait pasaportları kullanarak Meksika'ya giriş yapmış olabileceği belirtildi. Ürdün'e götürüleceği sırada yakalanan Uzanlar'a ait tüm evrak ve belgeler de BDDK ve TMSF'ye devredildi. Uzmanların inceleyeceği belgeler arasından, kişi ve şirketlere ait tapu kayıtları, önemli çekler ve belgelerin yanı sıra Uzan Holding'in inşa ettiği Berke Barajı'yla ilgili özel belgeler çıktı. Belgelerin tasnifi tamamlanmazken, emniyet Uzanlar'ın gayrimenkul tapularını arka arkaya gelen haciz olaylarından kurtarmak amacıyla yurtdışına çıkarmaya çalıştığına dikkati çekti. Kuryenin, Uzanlar'ın Ürdün'de kurduğu 7 şirketin en büyüğü Alfa'nın elemanı olduğu anlaşıldı. Bu şirkette Hakan Uzan'ın yanı sıra Rumeli Telekom ile 2 yabancı ortağın bulunduğu belirlenmişti. AKP'den suç duyurusu AKP'li Selahattin Beyribey ve İl Başkanı Remzi Aras, Genç Parti (GP) Genel Başkanı Cem Uzan hakkında, Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Beyribey ve Aras, yaptıkları açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sürekli saldırıda bulunduğunu belirttikleri Uzan'ın, Sarıkamış'taki mitinginde de bu tutumunu sürdüğünü kaydetti. Uzan'ın konuşmasında "karaktersizliktir" sözünü kullandığını belirten Beyribey ve Aras, "Konu artık adli makamlara iletildi. Kararı onlar verecek" dedi. "Uzanlar'ın helikopterleri ve uçağına yargı tedbir koydu" Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Uzan Grubu'na ait 2 helikopter ve 1 uçağa tedbir kararı konulmasının yargı kararı olduğunu belirterek, "Tedbir kararına istinaden işlem yapılmıştır" dedi. Açılış ve ziyaretler için geldiği Sinop'ta, Uzan Grubu ile ilgili soruları yanıtlayan Yıldırım, Uzan Grubu'na ait 2 helikopter ve 1 uçağa Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün işlem yaptığını söyledi. "Söz konusu helikopterler ve uçakla ilgili tedbir kararı var" diyen Yıldırım, şöyle devam etti: "Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, tedbir kararına istinaden işlem yapmıştır. Bu konuda bir idari işlem, bir yargı kararı vardır. Bu nedenle uçuş izni verilmez. Şişli Sulh Hukuk Hâkimliği'nin tedbir kararı geldiği için buna riayet edilmiştir." 'Hayali çimento' alarmı Şişli Başsavcılığı, Uzanlar'ın çimento fabrikalarına bağlı bayilerden "teminat" adı altında bir yıllık çimento satış bedelinin toplandığı yolundaki bilgiler üzerine araştırma başlattı. Savcılığın isteği üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü, 81 ile talimat gönderdi. Kırmızı bültenle aranan Kemal ve Yavuz Uzan ile Hakan Uzan hakkında İmar Bankası'yla ilgili dava açan başsavcılık, devam eden soruşturmalar kapsamında gelen bir ihbar üzerine ailenin sabihi olduğu çimento fabrikalarına ilişkin araştırma başlattı. Savcılık, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderdiği "özel yazı"yla, fabrika yönetimlerinin son 10 gündür bağlantılı oldukları bayilerden çek tahsil ettiği yönünde bilgiler geldiğini bildirdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün 81 ile gönderdiği yazıda, Uzanlar'a ait 10 çimento fabrikasının, yurt genelinde 200 kadar bayiden "teminat" adı altında bir yıllık satacağı çimento miktarı kadar para istediği belirtildi. Para yasal değil Yazıda, bu yöntemle toplanan paraların yasal olmadığı, üretilmeyen çimentonun satıldığı, paraların da banka şubeleri yerine Kemal Uzan'a gittiği bildirildi. Üst düzey bir emniyet yetkilisi, "Bu paranın en az yüzde 50'sinin kaçak olduğunu sanıyoruz" dedi.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Fevzi’ye borcumuz yok" Beşiktaş Menajeri Sinan Engin, haciz gelen genç kaleciyi yarı yolda bırakmayacaklarını söylerken, "Taksitleri zamanında ödeniyor" dedi BİLAL MEŞE BEŞİKTAŞ’TA 300 milyar lira borçu olduğu gerekçesiyle icra gelen genç kaleci Fevzi’ye yönetim sahip çıktı. Siyah - Beyazlı kulübün menajeri Sinan Engin, ekonomik kriz nedeniyle bu tür olayların doğal olduğunu belirtti ve "Biz futbolcumuzu yarı yolda bırakmayız. Kaldı ki Fevzi’nin şu anda kulüpten alacağı yok. Transfer taksitleri, anlaşma gereği zamanında ödeniyor" dedi. ‘Sahip çıkacağız’ FEVZİ’NİN borçlarının en kısa sürede ödeneceğine de dikkat çeken Engin, "Her insanın başına böyle olaylar gelebilir. Ekonomik kriz her kesimi etkiledi. Tabi Fevzi’yi yalnız bırakmayacağız ve ona geçmişte olduğu gibi sahip çıkacağız. Yasal olarak şu anda sorun yok. Borçlarını taksitlendirdik. En kısa sürede hepsini ödeyeceğiz. Fevzi’ye bu takımın ihtiyacı var" diye konuştu. Ümit umudu BEŞİKTAŞ’ta, sakatlığı nedeniyle Bursa maçında yer almayan savunma oyuncusu Ümit’in, Diyarbakır karşısında forma giyme olasılığı belirdi. İki gündür takımla çalışan Ümit’in formda olduğu gözlenirken, son kararı Teknik Direktör Daum verecek. İlk iki maçta hata yapan savunma oyuncularını da uyaran Alman hoca, "Kritik bölgelerde riske girmeyin, topla dripling yapmayın" dedi. Siyah - Beyazlılar, son çalışmasını bugün İnönü Stadı’nda gerçekleştirecek.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. İŞTE ÖYLE BİRŞEY: 64-40 Basketbol Milli Takımı, zayıf rakibi İsviçre karşısında kötü oynamasına rağmen, galibiyeti kolay buldu. Ay - Yıldızlı ekip çarşamba günü Ukrayna ile oynayacak GÖKHAN TÜRE Düşük kalite AY - Yıldızlı ekibimiz, 2003 Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde A Grubu’ndaki yedinci maçında zayıf rakibi İsviçre karşısında kötü bir oyun ortaya koymasına karşın farklı skorla altıncı galibiyetine ulaştı. Kalitesi dibe vuran müsabakada Millilerimiz konsantrasyon güçlüğü çekerken, rakibine uydu, skor bulmakta oldukça zorlandı. Hüseyin’in gününde olmaması, İbrahim’in skorda destek bulamamasına karşın kontrolü elden bırakmayan millilerimiz, sonuca kolay gitti. Milli Takımımız, grubundaki sekizinci maçını çarşamba günü Ukrayna ile oynayacak.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Kopenhag kriterlerinin üçte ikisi tamamlandı AB, Türkiye'nin yasal olarak tamamladığı Kopenhag kriterleri uygulamasında hâlâ eksikler bulunduğunu belirtti. Hazirana kadar gözlem sürdürülecek Güven Özalp / Brüksel AB Komisyonu, Türkiye - Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini ele aldığı bir toplantıda, "Yasal anlamda Kopenhag kriterlerinin üçte ikisi tamamlandı" mesajı verdi. Uzmanların hafta ortasında Brüksel'de yaptığı toplantıya katılan AB Komisyonu yetkilileri, son dönemde Türk hükümetinin Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin müzakerelerin başlamasına ağırlık verdiğini, bu nedenle diğer alanlarda aksamalar yaşandığını kaydetti. Kopenhag kriterlerinin üçte ikisinin tamamlandığı görüşünü dile getiren yetkililer, bunun yasal anlamda değerlendirilmesi gerektiğini ve uygulama alanında hâlâ eksikler bulunduğunu belirtti. Olumlu yaklaşılacak Komisyon'un bu yıl hazırlayacağı Türkiye'nin müzakerelere başlamaya hazır olup olmadığına dair rapora ilişkin gözlemin, haziran ayının sonuna kadar sürdürülmesinin planlandığını ifade eden yetkililer, bu süre içinde eksiklerin giderilmesinin önemine değindi. Avrupa Birliği Komisyonu yetkilileri, AB'nin olumlu yaklaşımının Türkiye'deki reform sürecinin devam etmesine katkı sağlayacağının altını çizdi. AB yetkilileri, gelişmelerin olumlu yönde devam etmesi halinde, "Brüksel'in gerekli motivasyonu sağlayacağını" ifade ediyor. Bu "motivasyon"un Ankara'nın özellikle Kopenhag kriterlerinin uygulanması ve eksiklerin giderilmesiyle ilgili performansıyla doğru orantılı olacağı kaydediliyor. Brüksel'in son dönemde verdiği olumlu mesajların, Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki yapıcı tavrından kaynaklandığı da belirtiliyor.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Maalesef boşanıyorlar Sezai Taşkent ile 3.5 yıllık eşi Mine Taşkent'in evliliklerinin üzerinde kara bulutlar dolaşıyordu. Boşanma davası açmayan çift, bu yazı ayrı geçirmeye karar vermişti. Sezai Bey Bodrum'da, Mine Hanım da oğlu Kaan ile İstanbul'da yaşıyordu. Çift, bir süre önce Reina'da baş başa yemek yiyince, dostları tekrar barışacaklarını ümit etmişti. Ama maalesef barışmıyorlar. Hatta Mine Hanım dostlarına, Sezai Bey ile tamamen ayrıldıklarını söylüyormuş. Adli tatilin bitmesinin ardından da boşanmak için mahkemeye başvuracaklarmış. Çıkmadık candan ümit kesilmez ama Taşkent çifti bu konuda kararlı gibi gözüküyor
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Trabzon’a taze kan! Bordo - Mavili yönetim, bir türlü beklenen sonuçları alamayan futbolcularına 800 milyar liralık ödeme yaptı Moral dopingi SÜPER Lig’de başarısız bir grafik çizen Trabzonspor’da yönetim kesenin ağzını açtı. Bordo - Mavililer, 800 milyar liralık ödeme gerçekleştirdiler. Samsunspor mağlubiyetiyle kötü gidişini sürdüren ve Avni Aker’de taraftarını bir kez daha üzen takımda ödemelerin oyunculara itici güç olması hedefleniyor. Ayrıca Bursaspor maçı için de doping yapması planlanıyor. Devamı bugün GENEL Sekreter Mahmut Ören, naklen yayınlardan gelen 800 milyar liranın tamamını takıma dağıtma kararı aldıklarını belirterek, "Böylece futbolcuların alacaklarının büyük bölümünü ödemiş olacağız" diye konuştu. Ören, ödemeleri bugün tamamlayacaklarını, kasım ve aralık ayında verilmesi gereken transfer taksitlerini de daha sonra hesaplara yatıracaklarını açıkladı. Aybaba’dan revizyon adımı Genç teknik adam, dünkü çift kalede Gökdeniz, Mehmet Yılmaz, Serkan Kılıç ve Erdinç’i yedek takımda oynattı TRABZONSPOR, Bursaspor maçının hazırlıklarını dünkü çift kaleyle sürdürdü. Teknik Direktör Samet Aybaba, aslardan kurulu takımda farklı isimlere görev verdi. Samsun maçında forma giyen Kaptan Gökdeniz, Mehmet Yılmaz, Serkan Kılıç ve Erdinç yedek takımda görev yaptı. Sakatlıktan yeni kurtulan Selahattin, Macit, Yong, Hakkı ve Mustafa Yalçınkaya as takımda oynadı. KARŞILAŞMADA yedekler, asları 9 - 6 mağlup etti. Oldukça tempolu ve sert geçen maçta as takımın gollerini Fatih Tekke (4) ve Aurelio (2) kaydederken, yedek takımın sayılarını Sommers (2), Bushi (2), Mehmet Yılmaz, Erman Özgür (2) ve Gökdeniz (2) attı. Bordo - Mavili takım, bugün basına ve taraftarlara kapalı bir antrenman yaptıktan sonra akşam Bursa’ya gidecek. Gökdeniz’e destek Başkan Özkan Sümer, genç oyuncuya yardım edilmesi çağrısında bulundu FORMSUZLUĞU nedeniyle eleştirilen, kaptanlığı tartışılan Gökdeniz’e, Başkan Özkan Sümer sahip çıktı. Sümer, "Ona yardımcı olmamız lazım. Kaptanlığa aykırı bir davranış yapmış değil. Kendisinden çok daha büyük işler beklendiği için sıkıntı var gibi gözüküyor" dedi. Yönetim olarak çıkar gruplarını beslemeyeceklerinin altını çizen Trabzonspor Başkanı, yaklaşan kongre ile ilgili de, "Başkanlığa aday olup, olmayacağımla ilgili önümüzdeki hafta detaylı açıklamalar yapacağım" diye konuştu. Doktorlar mesaide BURSASPOR maçının hazırlıklarını sürdüren Trabzonspor’da, Mehmet Yılmaz ve Oumar’ın sakatlıklarının geçmesi için yoğun tedavi uygulandığı bildirildi. Belinde spazm oluşan Muzaffer’in de maça kadar hazır duruma geleceği ifade edildi.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Psikopat rolünde 'bir numara' oldu FİLMLERİNİN çoğunda kahraman rolünü canlandıran Tom Cruise'un, psikopat bir katili oynadığı son filmi "Collateral", ABD'de gösterime girdiği ilk hafta sonunda gişe hasılatı bakımından ilk sıraya yerleşti. Film, cuma gününden pazara kadar 24.4 milyon dolarlık hasılat elde etti.
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Başbakan Bülent Ecevit, dün akşam saatlerinde Başbakanlık’tan ayrılışı sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, İngiltere Başbakanı Tony Blair’in kendisini telefonla aradığını ifade etti. Başbakan Ecevit şöyle konuştu: "İngiltere Başbakanı Tony Blair az önce beni aradı. Türkiye’nin Afganistan’daki Barış Gücü’ne komuta etmesi yönünde arzular var. ABD ve İngiltere ile temaslarımız devam ediyor. Henüz kesinleşen birşey yok. Şu an için ayrıntılara girmedik, daha sonra görüşeceğiz."
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Sahada biten ömür Kamerunlu Foe, Kolombiya maçının bitimine 15 dakika kala yere yığıldı ve kalp krizi sonucu yaşama veda etti. 28 yaşındaki futbolcunun ölümü büyük şok yarattı 65 kez milli KONFEDERASYON Kupası, Kamerunlu Marc - Vivien Foe'nun Kolombiya maçında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesiyle yasa boğuldu. Lyon'da sıcak ve nemli bir havada oynanan karşılaşmanın bitimine 15 dakika kala bir anda yere yığılan Foe, 45 dakika boyunca saha içi ve dışındaki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 65 kez milli olan ve Dünya Kupası'nda da yer alan 28 yaşındaki orta saha oyuncusu, geçen sezon Manchester City'de kiralık oynamıştı. Otopsi yapılacak TÜRKİYE maçı öncesinde haberi alan başta eski takım arkadaşı Coupet olmak üzere Teknik Direktör Santini ve bazı Fransız futbolcular, saygı duruşunda gözyaşlarını tutamadı. Foe'yi transfer etmek için Manchester City, Lyon'a 11.65 milyon dolar ödemeye karar vermişti. Kamerunlu futbolcunun ölüm sebebi, otopsi sonrası belli olacak. Ölüm haberiyle şoka giren Kamerun'un final maçına çıkıp çıkmayacağı merakla bekleniyor. En acı zafer: 1-0 KONFEDERASYON Kupası yarı final mücadelesinde Kolombiya'yı 1 - 0 yenen Kamerun finale çıkmanın sevincini yaşayamadı. Tchato'nun kırmızı kart görmesiyle son 20 dakikayı 10 kişi oynayan Afrika temsilcisinin tek golünü 9. dakikada N'Diefi kaydetti. Ancak 75. dakika yaşanan ölüm olayı üzerine Kamerunlu futbolcular büyük şok yaşadı. Maçın karnesi HAKEM: Markus Merk (Almanya) KAMERUN: Kameni (7) - Tchato (6), Song (6), Njanka (7) - Mbami (7), Geremi (6), N'Diefi (8)(Atouba Dk.74 (5), Mettomo (7) Foe (6)(Mezague Dk.75 (6) - Idrissou (6)(Falim Dk.90), Djemba (6) KOLOMBİYA: Cordoba (7) - I.Cordoba (6), Yepes (5), Valentierra (6), Aristazabal (6) - Hernandez (7), Velasquez (4)(Becerra Dk.46 (5), Lopez (6), Bedoya (5)(Murillo Dk.70 (5) - Patino (6), Martinez (4) GOL: N'Diefi Dk.9 SARI KARTLAR: Foe, Kameni, Djemba (Kamerun), I.Cordoba, O.Cordoba (Kolombiya) KIRMIZI KART: Tchato (Kamerun Dk.69)
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Final Lizbon'a kaldı St. Denis'te yine bildiğimiz bir dersi okuduk: Savunma sıkıntısı... Milli Takım yenilenmiş kadrosuyla tam da yeteneğine, vizyonuna ve enerjisine layık bir final koşusu yaparken, Fransa'ya değil, kendi savunma sıkıntılarına yenildi. Neydi o peşpeşe gelen üç gol! Adamlar sağdan bastırıyor, bizimkiler her türlü kademe hatasıyla geç kalıp paniğe kapılıyorlar. Sonra topu sol kanada atıp oradaki boş adamla golü buluyorlar. Savunmanın yerleşme hataları, kademe yanlışları, panik... Ne adam takibinde, ne de topu izlemede bir başarı gösterebiliyoruz. Oysa Fransızlar kurt gibi... Topa sahip olmayı, dar alanda paslaşmayı ve savunmanın dengesini bozacak akıllılıkları peş peşe - sistematik biçimde - gösteriyorlar. Savunmamızda takımın en tecrübelileri, çaresiz kaleci Rüştü, Fatih, Alpay ve Bülent var... Öylese bu şaşkınlık niye çocuklar! Herşeye rağmen Gökdeniz ile golü bulup skoru 2 - 1'e getirdikten hemen sonra yine gafil avlanmak Milli Takıma hiç yakışmadı. Tıpkı Makedonya maçındaki gibi... Gol attıktan sonra bizimkiler galiba mest oluyorlar, şarhoş oluyorlar... Açıkçası boş oluyorlar... El oğlu da uyumuyor! İkinci yarıda Şenol Güneş'in uyarılarıyla topu rakip yarı alana taşıyıp gol pozisyonları üretmemiz bize kendi gerçeklerimizi hatırlattı yeniden... Hücumda varsın, savunmada yoksun... Ergün, Selçuk ve Yıldıray'la kanatlarda Gökdeniz ve İbrahim ile oluşturduğumuz beşli baskı grubu Tuncay ve Okan'ın daha çok gol pozisyonuyla buluşmasına yetti. Ancak ilk yarıda hayalet gibi dolaşan Okan ikinci yarıda da etkinlik gösteremedi. Kırılmasın, ama keşke onun yerine Nihat'ı çağırıp, oynatabilseydik diyorum. Okan'ın kaçırdığı penaltıdaki talihsizliğine de kahroluyorum. Oyunu 90 dakika değil hep ikinci 45 dakikalarda büyüten, paçası tutuşunca koşmaya ve vurmaya başlayan, maçı çeviren bir Milli Takımımız var. Dünkü penaltı talihsizliği olmasa uzatmalardan sonra en azından işi penaltılara kadar taşır, belki de hak edilmiş bir finali oynardık. Olmadı. Yine de Konfederasyon Kupası testinden geleceği kazanarak çıktık. Bu takım İngiltere'yi İstanbul'da yenip Portekiz biletini cebine koyduktan sonra dün Fransızlar'ı titrettiği gibi Avrupa Şampiyonası'nda da bütün rakiplerinin bacaklarını titretir. Yeter ki, savunmada sistematik bir direnç kazanalım. İnşallah özlediğimiz finali Lizbon'da yaşayacağız.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Zayıflamak isteyenlere hep kalori hesabı yapılır.Kişinin aldığı kalori miktarını, yaktığı kalori miktarının altında tutarak kilo vermesi sağlanır.Amaç, kişinin yağ yakmasıdır.Hızlı kilo verdiren 'mucize' diyetlerle yağ değil, su ve kas kütlesinden kayıplar olur.Bu diyetler sonrası hızla geri alınan kilolar, maalesef yağ olarak vücutta depolanır.Yağ ölçüm cihazı ile artık kilo verdiğinizde ne kadar yağ yakmış olduğunuzu, vücudunuzun yağ, su, kas ölçümünü ve metabolizma hızınızı bileceksiniz.Günlük yaktığınız kalori hesabına göre sağlıklı zayıflamanız daha kolay hale geliyor.Sağlıklı ve yağsız bir vücut için bizden söylemesi. Kaynak:Sağlık Haritası
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Petrol ve futbol Para, para, para... Napolyon işte böyle demiş. Bir anlamda Dünya’da hükümdar olmak için paranın önemini belirtmiş. Yani ver parayı, çal düdüğü. Son günlerde en büyük bilmece savaşın çıkıp çıkmayacağı. Savaş niçin çıkacak sorusunu cevap olarak çoğu kimse "petrol için" diyor. Yani para için. Dünya petrolü kimin elinde. Arapların ve şeyhlerin. Yani para onlarda. Peki iflas yolunda olan futbol kulüplerinin derdi ne? Para değil mi? O zaman şimdi gelin mantıklı düşünelim. Şeyh, para ve futbol. Bu üçlüyü mantıklı bir silsile içinde bir araya getirelim. Kaddafi’nin oğlu, İtalyan birinci lig takımı Juventus’un ortağı değil mi? Söylendiğine göre 2010 yılında Dünya futbol şampiyonasının Libya’da yapılması için kendisine söz verilmemiş mi? Kim tarafından diye sormayın? Alman televizyonlarında futbol maçlarının görüntü hakkına bir Suudi şeyhi ortak olmak üzere. Varsın şeyhin El Kaide ile ilgisi olduğu iddia edile dursun? Napolyon demek ki haklı. Para, para, para. Büyüklerimiz ne demişler biz ona bakalım. Onlara göre paranın ne dini, ne imanı, ne de rengi ve kokusu var. Allah için doğru söylememişler mi?
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Uyusak da barajı geçerdik EYÜP KELEBEK DHA DYP Genel Başkan Adayı ve Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar, seçimin, seçimden önce kazanıldığını öne sürerek, "Sadece propaganda döneminde seçime hazırlanmakla seçim kazanılmaz. DYP’nin bütün mensupları seçim çalışmasına girmese, evde TV seyredip çay - kahve içse, hatta evde uyusa bile biz durduğumuz yerde yüzde 10 oy alırız" dedi. Seçim öncesi DYP teşkilatlarının üzerine düşeni yaptıklarını ancak teşkilatlara karşı görevlerin yapılmadığını öne süren Ağar, "Şemsiye yeni baştan kurulacak" diye konuştu. ABD, üsleri incelemek istiyor ANKARA Milliyet ABD, Türkiye’deki bazı üsleri inceleyerek Irak operasyonuna uygun hale getirilmesi için askeri heyet gönderme talebinde bulundu. Edinilen bilgiye göre, Pentagon, Türk Genelkurmayı’ndan Diyarbakır ve Malatya üslerini incelemek üzere askeri heyet gönderme talebinde bulundu. ABD, askeri üslerde ne tür ek çalışmaların yapılması gerektiğini belirlemek istiyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın resmen ilettiği isteğe göre, hükümetin izin vermesinin ardından Amerikan askeri heyetinin geliş tarihi belirlenecek. Daha önce bölgedeki üslerin özelliklerini belirlemek amacıyla NATO’dan gelen bir heyet incelemelerde bulunmuştu. Ancak, ABD ilk kez üsleri kendi adına incelemek istedi..
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Güzel haber ve iyimserlik fakiri Türkiyemizde bir güzel gelişme sanat ve eğlence sektörümüzdeki canlı gelişmedir. Bir bağlantı (network) endüstrisi olarak nitelendirebileceğimiz sektör, yüksek yatırım, değer ve istihdam -ve de vergi tabanı-yaratma kapasitesi nedeniyle yetkililerin daha fazla ve ayrıntılı istatistik üretme arzusuna mahzar olursa, bu gelişmeyi gözlemlerden rakamlara dökme şansımız artacaktır. İş, gelişmeyi kanıtlamakta kalmayacak; eminiz, gelişmeyi daha da özendirmek ile devam edecektir. Neden sanat ve eğlence sektörünü özendireceğimizin cevabı çok zor değildir. Bu sütunda çeşitli fırsatlarla değindiğimiz gibi liberal ekonomik sistem ciddi bir büyüme sorunu ile karşı karşıyadır. Sistemin geçmişte de büyüme sorunları vardı. Ancak, sorunlar, büyük ölçüde altyapı yatırımları, ama çok daha büyük ölçüde askeri harcamalar kanalıyla çözülüyordu. Bu iki kanalda ciddi tıkanmalar var. Liberal ekonomi liginin ağır topları olan gelişmiş ülkelerde altyapı talebi fazla değil. Gelişmekte olan ülkelerde ise kaynak sıkıntısı var. Diğer taraftan, altyapı yatırımlarının değer yaratım süreleri uzun olsa dahi geri dönüş hızı yavaş. Bu ve diğer nedenler ile altyapı yatırımları eskisine kıyasla liberal ekonominin büyümesine eskisi gibi etki yapmıyor. Askeri harcamaların ise, ekonomik nedenleri bir tarafa bırakınız, her şeyden önce, tam bir nefret kaynağı olduklarından artık liberal ekonominin bir büyüme iticisi olarak ele alınması mümkün değil. Ayrıca, Irak savaşı nedeni ile bu sütunda işlediğimiz gibi askeri harcamaların kendilerinin ekonomik büyümeye verdikleri ivme kesinlikle eskisi gibi değil. Değer yaratım süreleri fevkalade kısıtlı; yarattıkları değer yüksek değil. Dolayısı ile, askeri harcamalar ve savaşlar artık ahlaki ve insani nedenlerin yanı sıra ekonomik nedenler ile de liberal ekonominin büyüme iticileri arasında yer almıyor. Yakın tarihin en önemli büyüme iticilerini kaybetmiş olan liberal ekonomik sistemin büyümesini devam ettirebilmek için elinde şimdi tek araç var: O da 'bireysel tüketim'. Örneğin, 1980'li yılların sonunda, 1990'lı yılların başında eski Sovyet Bloku'nun çöktürülüşünün en önemli nedeni budur. Çoğu iyi eğitim almış ve iyiyi kolay arzulayacak 400 milyon kişinin yaşam standardının kısa bir süre içinde 50 yıllık bir boşluğu/gecikmeyi kapatacak şekilde artırılması için gerekli tüketimi düşününüz bir kere. Türkiye bile, Laleli'de 'bavul ticareti'nden başlayıp bugün Antalya'da 'Rus turist patlamasına' ulaşan sürece bu sayede şahit olmuyor mu? Tüketimin, büyümenin önemli bir iticisi olarak ortaya çıkması yeni bir şey değil. Tüketim, ekonomik büyüme teorisinin, yazıldığı günden bu yana önemli bir faktörü. Yani, tüketim olgusunu 'tu kaka' bir tavırla ele almak ve bir 'pis kapitalist' aldatmacası olarak tanımlamak doğru değil. Unutmayalım ki, eski Sovyet Bloku yalnızca tüketim olsun da liberal ekonomiye katkıda bulunsun diye çökmedi; tüketim, özellikle de bireysel tüketim, olmadığı için kendi çöktürülüşüne çanak tuttu. O nedenle, tüketimin yeni psikolojisini iyi anlamak, bu çerçevede bireysel tüketicinin sanat ve eğlence kavramlarını tüketim olgusu ile nasıl ilişkilendirdiğini iyi analiz etmek gerek. Şu bir gerçek ki, bugünün bireysel tüketicisi bir taraftan dünyayı keşfetmeye, değişik kültürleri öğrenmeye çalışırken bireyselliğini de yaşamaya meraklı; ama, en önemlisi, ulaşım ve bilişim teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde giderek küçük bir köy haline gelen bu kısa küresel yaşamında beş aşağı, beş yukarı yedi düvelin insanı ile aynı beğenileri ve aynı yaşamı paylaşmak istiyor. Bu ortak beğeni ve yaşam büyük ölçüde bilişim teknolojisi temelli medyaya bağlı eğlence sektörü tarafından etkileniyor. Dolayısı ile, tüketici, adeta, 'eğlence seven' bir tüketici haline geliyor; tüketicinin gözünde tüketim, eğlenceye ve tüketicinin eğlenceden aldığı tatmine endeksleniyor. Büyük markaların, özellikle hızlı dönen tüketim maddeleri maddelerinin kendilerini bir sanat ve eğlence öğesi ile tanımlamaları da bundan kaynaklanıyor. Sanat ve eğlence sektörü tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ekonomik büyümeye ivme veren bir endüstri haline geliyor. Gelişmeleri daha dikkatli izlemeye değer
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Kalp hastalarının EKG kaydını dijital sistemle alabilen özel cep telefonu Vitaphone şirketi tarafından geliştirilen ve kalp hastalarının EKG kaydını dijital sistemle alabilen Herz Handy adlı özel cep telefonu başkent Berlin’de tanıtıldı. Bu özel cep telefonunda geliştirilen yeni yöntemle koroner kalp, şeker ve tansiyon hastalarının durumunun, her an ve her yerde kontrol altında tutulması sağlanabilecek. Herz Handy’lere yerleştirilen ileri teknolojiyle geliştirilmiş bir tanı cihazı, kalp hastalarının EKG kaydını dijital sistemle kayda alarak, özel olarak oluşturulan bir hizmet servisine iletiyor. Vitaphone Hizmet Merkezi, EKG kaydını hemen değerlendirerek, sonucu telefon sahibine bildiriyor. Bu sebeple cep telefonunun EKG kaydı için üretilen 4 iletkenin bulunduğu arka yüzü, deriyle temas edecek şekilde göğse tutuluyor. Böylece kalp kasından geçen elektrik akımı kaydediliyor ve kayıtlar hizmet merkezine iletiliyor. Herz Handy’nin mucidi, aynı zamanda iç hastalıkları, kardiyoloji ve spor uzmanı olan Doç. Dr. Stefan Sack, Vitaphone şirketinin Almanya’da yaşayan Türklere yönelik özel bir kampanya başlattığını belirterek, “Kalp hastalıkları, Almanya’daki Türkler arasında da önemsenmesi gereken bir konu. Türklerde kalp damar sertliği Almanlara göre yüzde 10 oranında daha fazla. Hastaların yaygın endişelerini dikkate alacak olursak, Herz Handy’nin güven verici bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Dr. Sack, Almanya’da 2000 yılında gözlenen kalp krizi vakası sayısının 380 binin üzerinde olduğunu ve 60 bin kişinin kalp krizinden öldüğünü söyledi. Hastaların çoğunun en büyük endişesinin, bir kriz durumunda kendilerine acilen yardım edilememesi olduğunu belirten Dr. Sack, şunları kaydetti: “İşte bu noktada Herz Handy’nin önemi ortaya çıkmakta. Modern donanımlı Herz Handy, EKG verilerini her yerde ve her zaman kaydedip değerlendiren bir cep telefonudur. Hasta eğer baygınlık ya da kriz geçiriyorsa Herz Handy üzerinde bulunan ilk yardım düğmesine basabilir. Hizmet Merkezi, hastanın bulunduğu yeri ivedilikle tespit ederek ilk yardım ekibini yönlendirecektir.” Almanya’da yaşayan Türklerden şeker hastası olanların oranının da Almanlardan fazla olduğunu kaydeden Dr. Sack, “Türklerde bu oran yüzde 10 ila 12. Buna karşın Almanlarda yüzde 5 ila 6, yani yarısı kadar. Bu sayılar gösteriyor ki, Türk toplumunda kalp ve dolaşım yolları hastalığı riski Almanlardan daha fazla” diye konuştu. Herz Handy’nin tanıtımını yapan reklam ajansı WFP’nin yöneticisi Erk Güner de, Türk halkının genel olarak yemek yemeyi sevdiğini, bunlara sigara ve stres gibi faktörler de eklenince Türklerde kalp rahatsızlıklarının Almanlara göre daha fazla olduğunu belirtti. Güner, “Herz Handy sayesinde insanlar kendilerini her yerde güvence altında hissedecek. Çünkü haftanın 7 günü 24 saat uzmanlardan oluşan tecrübeli bir ekip müşterilere hizmet veriyor. Bununla birlikte kritik durumlarda hastalara uzmanlar tarafından psikolojik yardım da yapılıyor” dedi.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Pudra ve allıktan uzak duramıyorsanız, her şey 1 milyon pazarından kozmetik ürünü almaktan vazgeçeceksiniz.Tabiki gidip en pahalısından da alın demiyoruz ama güvendiğiniz bir markanın ürünlerini kullanmaya özen gösterin.Sürekli makyaj yapıyorsanız arada bir cildinizin nefes almasına izin verin. Cildi çabuk sivilcelenenler makyaj yapmaktan vazgeçmeli. Tabii biraz rimel ve bir parça ruja değil sözümüz. Herşeyden önce, hijyenik nedenlerle allık ve pudra kullanmaktan vazgeçmeli: Zaten aşırı salgılanan yağ ile dolmuş gözenekler, makyaj malzemeleri kullanılınca iyice tıkanıyor. Bunun yanında, estetik bir neden de var: Makyaj, kusurları gizlemek yerine çoğu kez daha da belirginleştiriyor. Az yağlı bir fondöten seçin. Makyajsız yapamayanlar hafif bir fondöten kullanabilir. Ancak, yağlı ciltler için özel olarak geliştirilmiş, siyah nokta oluşumuna neden olmayan (gözeneklerde birikecek madde içermeyen) bir malzeme seçilmeli. Eğer ihtiyacınız yoksa, sürmeyin. Ancak şunu da unutmayın; fondöten cildiniz ve dış elementler arasında bariyer görevi görür. Hele yeni fondötenler çok daha ince olduğundan, eski fondötenler gibi yüzde maskeleşmez. Harika bir cildiniz varsa, tebrikler. Bu durumda sadece nemlendirici kullanıp cildinizi koruyabilirsiniz. Ama cildiniz harika değilse, fondötenden vazgeçmenize gerek yok. Peeling İşte buna cevap vermek zor, çünkü cildiniz kuru ya da hassassa, iyi sonuç veremeyebilir. Ancak yapılması gene de gereklidir. Bu nedenle cildinizi katman katman soymayan, yumuşak bir ürünü tercih edin. Ölü deriyi temizlemek, cildinizi tazeler, tıkalı gözenekleri açar ve derinin pul pul dökülmesini önlemiş olur. Ölü derinin nemlenmeye ihtiyacı yoktur. Bu nedenle ölü deriyi peelingle temizlemelisiniz ki, alttaki canlı deri ihtiyacı olan nemlendirici üründen faydalanabilsin. Haftada bir kez uygulamalısınız.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. 10 numara Futbolda bu "10 numara"ya nedense herkes çok meraklı... Genelde de babalar giyiyor ve çoğu solak. Hatta yıllardır, bunun kavgası da oluyor. Maalesef yönetici ve antrenörler bile, daha önceki sezon "10 numara" giyen oyunculardan rica ediyorlar, "Falanca geliyor. Ona verelim, yanlış anlamasın" diye. Giydikleri formanın büyüklüğü ve asilliğinden çok, "10 numara" önemli. Bu oyuncuların şartları da var; 1- En fazla transfer ücretini alırım. 2- Öyle her antrenmana çıkmam. 3- İdmana çıkarsam diğerleri kadar çalışmam. 4- Gittiğim kulüpte kesin salon olmalı. Çok sıcak ve soğuk havalarda orada çalışırım. 5- Uzak deplasmanlara filan gitmem. 6- Yılda en fazla 20 maç oynarım. 7- İzine erken gider, geç dönerim. 8- Maç içerisinde, top rakipteyken, pres filan kesinlikle yapmam. 9- Penaltı, frikik, duran top... Hepsini ben kullanırım. Şimdi yıllardır "10 numara"yı giyenleri bir gözünüzün önüne getirin. İstisnalar kaideyi bozmaz, ama genelde sorun yaşatmışlardır. Ya antrenöre ya da kulüplere... Bugün ayın 18’i... Sergen henüz takım idmanlarına çıkmıyor. Revivo nerede antrenman yapıyor belli değil. Felipe’nin durumu bilmece. "10 numara"nın yeni adayı Ortega da ükesinden yeni geldi. Maçların başlamasına da kısa bir zaman kaldı. Aslında bu geçmişte de böyleydi. Hazırlık-seyahat HAZIRLIK çalışmaları devam ediyor. Ancak genelde seyahatle geçiyor. Galatasaray, İstanbul’da başladı, İspanya gitti... Döndü, dün de Mısır’a uçtu... Ardından da Antalya’ya gidecek. Beşiktaş geç başladı. Antalya’ya gitti... 3 - 4 günlüğüne İstanbul’a döndü. Tekrar Antalya’ya geçecek. Büyüklerden bir tek Fenerbahçe, Antalya’ya gitti ve hiç istirahat etmeden çalışmalarına devam ediyor. Kamp mı, seyahat mi anlamadım... ANIMIZ GEÇEN hafta bahsettim Ayhan Erman hocamızdan. Allah nur içinde yatırsın. Sarıyer antrenörüyken, Karabük ile maça gidiyorlar. Karabük’ün cezası var ve maç seyircisiz oynanıyor. Kimse yok stadda... Eskiden kulübeler de kuraya göre belirlenirdi. Kulübeler seçilirken, ilk saniyede Karabük bir gol atıyor. Kaleci daha kendi alanının içine ayağıyla çizgiyi çizerken... Ayhan hocanın haberi yok. Seyirciden de ses gelmiyor. Derken ilk yarının ortalarında Sarıyer bir gol atıyor. Devre oluyor, Ayhan hoca, "1 - 0 öndeyiz iki puan cepte. Aman gol yemeyin" diyor. O arada oyuncular uyarıyor, "Hocam maç 1 -1."
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Yüksek fiyattan ilaç iddiasına savcılık el koydu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun (SSK) yüksek fiyattan ilaç aldığı iddiasına ilişkin soruşturma açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bir ilaç firmasının eski çalışanı olan Veysi Mungan'ın, SSK'ya, diğer hastane ve kurumların aldığından daha yüksek fiyata ilaç satıldığına ilişkin şikayeti üzerine başlattığı incelemeyi, soruşturmaya dönüştürdü.Mungan'ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği suç duyurusu dilekçesinde, ''Bir ilaç firması ile SSK İhale Komisyonu üyelerinin ortaklaşa hareket ederek devleti zarara uğrattıkları, 22 Aralık 2003'te bir ilaca ilişkin yapılan ihale sonucunda SSK'nın 15 trilyon fazla para ödediği'' iddia edilmişti
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Şimdiye kadar Elmadağ Çocuk Tutukevi, Elazığ Islahevi, Elazığ Tutukevi, İstanbul H tipi Çocuk Cezaevi, ve İzmir Bergama Tutukevinde şimdiye kadar 963 çocuğa verilen eğitimler İzmir Islahevi’nde gözetim altında tutulan 100 çocuğa verilecek eğitimle sona erecek. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden Tetkik Hakimi Orhan Aslan ile Semiha Şakir Vakfı’ndan Genel Koordinatör Osman Şibik ve Proje Koordinatörü Hülya Barboros’un katılımıyla gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinde çocuklara, verilen öz bakım eğitimi bir süre izlendi, ardından temel temizlik malzemeleriyle giysiden oluşan bir temizlik seti ve öz bakım kitapçığı hediye edildi. Semiha Şakir Vakfı Genel Koordinatörü Osman Şibik yaptığı konuşmada; “Bireyin sağlıklı olarak hayatını sürdürebilmesi için öz bakım çok önemlidir. Küçük yaşlardan itibaren aile tarafından çocuğa aşılanması gereken bu davranış sosyo-ekonomik şartlar ve ailenin eğitimsizliği gibi sebeplerle ya yeteri kadar önemsenmemekte yada çocuğa hiç verilmemektedir. Çocuk yetişirken ailesinden alamadığı yada yanlış aldığı bu olumsuz davranış biçimini olması gereken doğru biçim olarak algılayıp aynı şekilde davranış biçimi geliştirmektedir. 2003 yılında Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevinde yaptığımız Ergen Değerlendirme ve Eğitim İhtiyaç Anketinde de açıkça görüldüğü üzere suça itilmiş çocuk profilinin büyük çoğunluğu bu tip ailelerin çocuklarıdır. Verilecek eğitim ve temizlik malzemeleriyle bir bilinç oluşturma planlanmakta, belirli periyotlarla proje tekrar edilerek çocukların alışkanlık kazanmaları arzulanmaktadır. İşbirliğinden ötürü Adalet Bakanlığı’na katkılarından dolayı Elsan Elyaf A.Ş.’ye bir kez daha teşekkür ederiz.” dedi. Vakıf, öz bakım eğitimi ve malzeme yardımıyla çocuklarda bakım ve hijyen konularında bilinçlenmeyi ve eğitimin devamıyla temizlik malzemelerini kullanma, iç çamaşırı giyme ve doğru kullanma alışkanlığı sağlamayı hedefliyor. Öz bakım eğitimi projesiyle 1050 çocuğa ulaşmayı amaçlayan Semiha Şakir Vakfı, eğitim öncesi ve sonrası uyguladığı testlerle oluşacak değerlendirme raporunu yayınlayarak kamuoyuyla paylaşmayı da hedefliyor. Çocuk Tutukevleri ve Islahevlerinde yaptığı özbakım eğitimi ve malzeme yardımıyla çocukların daha sağlıklı bir hayat sürmelerini hedefleyen Semiha Şakir Vakfı, projeyi belirli periyotlarla tekrarlamayı hedefliyor.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Abdullah Aydın, Türkiye’nin göz sağlığı konusunda AB ülkelerinden büyük farkla geride olduğunu belirterek, özellikle Doğu illerinde yaptıkları ücretsiz göz taramalarında, tahminlerin çok üzerinde görme bozukluğu vakalarına rastladıklarını belirtti. Taramalarda, gözünün bozuk olduğu hem kendisi, hem de ailesi tarafından bilinmeyen ilköğretim okulu çağındaki pek çok öğrenciye rastladıklarını anlatan Aydın, “Bu çocuklar arasında, ileri derecede göz bozukluğundan dolayı tahtadaki yazıları okuyamadığı için son sınıfta olmasına karşın okuma yazmasını sökemeyenler var” dedi. Abdullah Aydın, özellikle taşrada göz sağlığı bozuk olan vatandaşların büyük bölümünün, maddi imkansızlıklar başta olmak üzere çeşitli nedenlerle tedavi olamadıklarını, gözü bozuk olan pek çok kişinin de bu durumun farkında olmadığını vurguladı. AB ülkelerinde yaşayanların, özellikle çocukluk döneminde Türk insanından daha iyi beslendikleri için daha az göz sorunu yaşadıklarını belirten Aydın, şunları kaydetti: “Göz sağlığı bizden daha iyi durumda olan AB’de gözlük kullananların nüfusa oranı ortalama yüzde 50 iken, Türkiye’de bu oran sadece yüzde 13’de kalıyor. Bu rakamlar bize, göz sağlığımızın ne durumda olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Gözlük kullanması gerekenlerin oranı, ülkemizde yüzde 60’ın üzerinde. Ancak kullanım oldukça düşük. Özellikle taşrada göz doktoru yetersiz olduğu için, vatandaşların büyük bölümü gözlerinin bozuk olduğunu bilmiyor. Bu nedenle de gözlük kullanım oranı düşüyor.” “Optometristler de gözlük reçetesi yazsın'' Bir göz doktorunun asıl işinin, ciddi göz hastalıklarını tedavi etmek olduğunu vurgulayan Birlik Başkanı Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Halen Türkiye’de göz reçetesini, halen sayıları nüfusa oranla son derece az olan ve taşrada yok denecek kadar az olan göz doktorları yazabiliyor. Bu nedenle göz sağlığı ve optikler konusunda eğitim alan çok sayıda optometrist atıl durumda bekliyor. AB ülkelerinde göz bozukluğunu ölçtürmek ve gözlük almak isteyen kişiler, girdikleri bir gözlük mağazasında optometristler tarafından muayene ediliyor. Türkiye’de de gerekli yasal düzenlemeler yapılıp, özellikle göz sağlığının SOS verdiği taşra kesimine optometristler görevlendirilerek, vatandaşların mağduriyetleri giderilmelidir.”
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’a milletvekilliği, ardından da Başbakanlık yolunu açan Anayasa değişikliği dün Anayasa Komisyonu’nda ve Genel Kurul’da kabul edildi. CHP’nin Erdoğan’ın yolunu tıkayacak girişimi sonuçsuz kaldı. Referandum aralığının üzerinde oy alan paket son kez 13 Aralık’ta oylanacak. CHP, Erdoğan’ın milletvekili olmasını engelleyen TCK 312. maddenin 2. fıkrasındaki suçları Anayasa’nın 76. maddesine taşımak istedi, ancak bununla birlikte, işkence suçlarından hüküm giyenlere vekillik yolunu kapayan önergesi de reddedildi. 76. maddedeki "ideolojik ve anarşik eylemler" yerine "terör eylemleri" ifadesi konularak Erdoğan’ın yolu açılırken, "yüzkızartıcı suçlardan affa uğrayanlara vekillik yolunu açan" hüküm CHP’nin isteği üzerine kaldırıldı. Sık ara seçime kapı açan hükümler CHP’nin isteği üzerine çıkarıldı, 78. maddeyle, "bir ilin ya da seçim çevresinin tüm üyeliklerinin boşalması halinde 90 gün içinde ara seçim yapılması" sağlandı. Bu durumda yapılacak seçim, bir yıl içindeki diğer seçilme birleştirilmeyecek. Bir yıl içinde yapılacak yasa değişikliklerinin o seçimlerde uygulanmasını engelleyen 67. madde de önümüzdeki ilk ara seçimde uygulanmayacak.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Türkiye ile AB üyelik müzakerelerin başlaması konusunda Fransa ile uzlaşma halinde olduklarını söyleyerek, "Bu iş yıl sonunda bitecek" dedi. Schröder, CNN Türk'te bugün yayımlanacak "Manşet Özel" için Mehmet Ali Birand'ın sorularını yanıtladı. Schröder, Türkiye'nin AB'ye üyelik süreciyle ilgili olarak, "Bu yılın sonunda sizin tabirinizle 'bu iş bitecek.' Türkiye'ye 40 yıl önce 'Türkler belli şartları yerine getirdiği zaman AB üyesi olabilir' dendi. Bence hükümetiniz, gerçekten doğru ve çok anlamlı bir yolda ilerlemektedir" diye konuştu. 'Tereddüt doğru olmaz' Schröder, yıl sonunda hazırlanacak raporun olumlu olacağını düşündüğünü söyledi. Türkiye'nin özel bir statüye kaydırılacağına ilişkin duyumlar hakkındaki soru üzerine de Schröder, şu yanıtı verdi: "Bunun için hiçbir neden yok. 2004'ün sonunda olumlu karar verilirse, ben buna inanıyorum, o zaman bir an evvel müzakerelere başlanması gerekiyor. Müzakerelere başlama açısından bir tereddüdün yaşanması bence doğru olmaz ve ben desteklemezdim. Fransızların ve Almanya'daki muhafazakârların şüpheci yaklaşımı kararı etkilemez, kararı hükümetler verecektir. Müzakere sürecinin başlamasını istemeyenlerin ekmeğine yağ sürmemeliyiz." Fransa - Almanya antantı Schröder, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile, raporun olumlu olması halinde müzakerelerin başlanması konusunda uzlaştıklarını, Almanya'nın sözünü tutucağını ifade etti. Schröder, "Türkiye ile müzakelerin başlaması konusunda Fransa ile Almanya arasında bir antant mı kuruldu?" sorusunu da "Bildiğim kadarıyla evet" diye yanıtladı. Ciddiye alınması gereken, haklı korkular olabileceğini kaydeden Schröder, "Ama bu kadar önemli bir ülkeyi, yani Türkiye'yi Avrupa ile yakın temasa geçirmek diğer korkulardan çok çok daha önemlidir" diye konuştu. 11 Eylül'den sonra Avrupa'da Türkiye'ye karşı olumlu yönde bir değişiklik olduğunu söyleyen Schröder, "Türkiye'yi reddetmenin anlamı olmadığını gördüler. Umarım Türkiye de gittiğimiz yolda ilerleyecek ve bence şartlar yerine getirildikten sonra sözümüzü tutmak zorundayız. Türkiye'ye 'hoş geldiniz' demek gerekiyor" dedi. Başta Erdoğan'a güvenmedik ERDOĞAN hükümetinin başta kendileri için bir sürpriz olduğunu ve hiç güvenmediklerini söyleyen Schröder, artık Almanya dostu ve Türkiye'de değişiklikler konusunda çok ciddi gördüğü Erdoğan'ın çok başarılı olacağına inandığını söyledi. Eski DEP'lilerin serbest bırakılmasının cesaret verici olduğunu söyleyen Schröder, müzakerelerin başlamasıyla ekonomik patlama yaşanacağını da kaydetti.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Küçük Minogue İstanbul'a geliyor bT'nin iletişim danışmanı olan Gülay Kamaz, 27 Ağustos'taki partiye dünyaca ünlü şarkıcıları getiriyor. Avustralyalı seksi pop şarkıcı Kylie Minogue'un kendisi gibi popçu olan kardeşi Dannie Minogue, 27 Ağustos'ta İstanbul'a geliyor. Gülay Kamaz'ın iletişim danışmanlığını üstlendiği bT firmasının Türkiye distribütörlüğünü yaptığı Cutty Shark'ın Laila'da düzenleyeceği parti için gelecek olan Minogue, eylül başında piyasaya çıkaracağı albümü 'dannie the remixes' albümünden de parçalar seslendirecek. Minogue ile beraber LMC grubu, Baby H ve Londra'nın en ünlü DJ'lerinden olan Lisa Loud da, 27 Ağustos'ta Laila'ya gelecek misafirlere unutulmaz bir gece yaşatacak
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Tümör protezi bacak kurtardı Münihli cerrah ve mühendis Rainer Baumgart, geliştirdiği bir protezle, kemik tümörü hastalığına yakalanan küçük bir kızın bacağını kurtardı. Baumgart, hastaya kemiğin büyümesini teşvik eden protez bacak taktı. Özellikle çocuklarda görülen kemik tümörü bulunan kişilerde kemiğin yeniden büyümesinin çok önemli olduğunu ifade eden Baumgart, tümör protezinin bunu sağladığını söyledi. Baumgart, kendi ameliyat yönteminde tümörlü bacak kısmını kestiğini ve özel protezini taktığını belirterek, protez içinde bulunan küçük bir motorun, elektrik akımı vererek kemiğin düzenli bir şekilde uzamasını teşvik ettiğini kaydetti.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Atatürk Üniversitesi (A.Ü.) Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sinan Evcil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aşırı soğuk içeceklerin, ağız ortamındaki ani ısı değişikliğine neden olduğunu belirten Evcil, şunları kaydetti: ''Yaz aylarında vatandaşlarımız hararetlerini kesmek için aşırı soğuk içecekleri fazla tüketiyor. Ancak bu durum, dişler için çok zararlı. Çünkü aşırı soğuk içecekler, diş mine yüzeyinin aşınmasına neden oluyor. Bu aşınma da bir zaman sonra minede çatlaklar oluşturuyor. Ardından dişin canlı dokusunda aşırı reaksiyon yaşanıyor ve şiddetli ağrılar meydana geliyor.'' Sinan Evcil, yazın soğuk su ve soğuk dondurmanın yanı sıra asitli içeceklerin de fazlasıyla tüketildiğine dikkati çekerek, bu durumun da dişlere zarar verdiğini bildirdi. Asitli içeceklerin, dişlerin yüzeyine, kemiklere ve dişlerdeki kalsiyum miktarına zarar verdiğini ifade eden Evcil, ''Kola ve asitli içecekler sadece diş minelerini değil, ağızdaki kalsiyum miktarını da olumsuz etkiler. Bu içecekleri tüketirken, normal sıcaklıkta olmasına dikkat etmeli'' diye konuştu. Evcil ayrıca çocukların özellikle asitli içecekleri fazla içmemesi gerektiğini belirterek, anne ve babaların bu konuda duyarlı olmasını istedi.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. DNA için özel bilgisayar geliştirildi İsrailli bilim adamları, bir trilyonu bir deney tüpüne girecek kadar küçük olan ve yüzde 99.8 oranında doğrulukla saniyede bir milyar işlem yapan DNA bilgisayarı geliştirdiler Geliştirilen mikroskobik bilgisayarın girdi, çıktı ve yazılımının, canlı organizmalardaki kodlanmış bilgiyi depolayan DNA moleküllerinden yapıldığı belirtildi. Weizmann Enstitüsü’nden Profesör Ehud Şapiro, biyo-moleküllerden yapılan çok çok küçük bir bilgisayar geliştirdiklerini, bunların bir trilyonunun biraraya gelmesiyle bir milyar işlem yapabildiklerini söyledi. Bilgisayarın girdi, çıktı, yazılım ve donanımının hepsinin biyo-moleküllerden yapılan ilk programlanabilir bilgisayar olduğu belirtildi. Yeni bilgisayarın, insan hücrelerinin içinde görev yapabilecek ve hastalık yapan etmenleri saptayıp, uygun ilaçları belirleyecek gelecekteki DNA bilgisayarlarının temelini oluşturabileceği belirtildi. Nature bilim dergisinde yazan Şapiro, en basit bilgisayar makinelerinin moleküler bir modeli olan DNA bilgisayarının, belli evet-hayır sorularına, kendiliğinden cevap verdiğini belirtti. Yeni bilgisayarda veriler, DNA ipliğindeki molekül çiftleri tarafından temsil ediliyor ve doğal olarak oluşan 2 enzim, kodları okumak ve kopyalamak için donanım olarak harekete geçiyor. Tüm DNA bilgisayarları bir tüpte toplandığında, yazılım ve donanım girdi molekülünde çalışmaya başlıyor ve çıktı oluşturuyor. DNA bilgisayarının enerji kullanımının çok düşük olduğu da belirtildi.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. İçtüzük değişikliği Meclis'ten geçti AKP'lilerin muhalefetteyken Anayasa Mahkemesi'ne başvurarak iptal ettirdikleri, Fevzi Şıhanlıoğlu'nun öldüğü kavgalı oturumlara neden olan içtüzük değişikliği, bu kez AKP'lilerce Meclis'ten geçirildi. Temel kanuna ilişkin 91. maddedeki düzenleme, kanunların, Danışma Kurulu'nda muhalefet ile uzlaşma sağlanamasa da, Genel Kurul'da 330 oyla temel kanun olarak maddeleri ele alınmadan görüşülmesine olanak sağlıyor.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Akaryakıta yüzde 5 zam Akaryakıt ürünlerine ortalama yüzde 5 zam yapıldı. Buna göre, süper benzin yüzde 4.99 zamla 2 milyon 84 bin, motorin yüzde 5'le 1 milyon 714 bin, 95 oktanlı kurşunsuz benzin 2 milyon 81 bin, 98 oktanlı kurşunsuz benzin ise 2 milyon 235 bin liraya yükseldi. Akaryakıt ürünlerine yüzde 5 zam Dünyada hızla artan petrol fiyatları Türkiye'de de akaryakıt ürünlerine zam olarak yansıdı. Dün gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere benzin ve motorine ortalama yüzde 5 zam yapıldı. Akaryakıt Dağıtıcıları Derneği tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, akaryakıt ürünlerinin İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yeni perakende satış fiyatları şöyle: Kurşunsuz Benzin (95): 2.081.000 Kurşunsuz Benzin (98): 2.235.000 Süper Benzin: 2.084.000 Gazyağı: 1.456.000 Motorin: 1.631.000 Kalorifer Yakıtı: 940.000 Fuel Oil-1: 625.000
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Avrupa solu CHP’ye geliyor EZELHAN ÜSTÜNKAYA Ankara CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a seçim öncesi AB ülkelerinden büyük destek geldi. Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) sosyal demokratlar CHP’ye destek vermek için 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Ankara’ya geliyor. Avrupa Birliği üyesi 15 ülkenin sosyal demokrat ve sosyalist partileri de davet mektubunu resmen Baykal’a iletti. Baykal’ın, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ile Berlin’de yapacağı görüşme dahil olmak üzere AB başkentlerine yapacağı ziyareti miting programı yoğunluğu nedeniyle seçim sonrasına bıraktığı ifade edildi. Deniz Baykal, AB gezisini Kemal Derviş ile birlikte gerçekleştirecek. Ağır toplarla İstanbul turu Baykal, AKP ile başa baş yarıştığı İstanbul’da yarın şehir turuna çıkıyor. CHP’nin şehir turuna başta Derviş olmak üzere, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Zülfü Livaneli, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen, Baykal’ın Başdanışmanı Bülent Tanla, emekli diplomat Şükrü Elekdağ’ın da aralarında bulunduğu tüm İstanbul adayları katılacak. CHP lideri gelecek hafta da seçim bölgesi olan Antalya’da bir miting düzenleyecek.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. ARJANTİN'İN ADI YETTİ Tangocular, Nijerya karşısında galibiyete Batistuta ile ulaştı. Ortega doksan dakika forma giyerken, Beşiktaş’ın eski file bekçisi Shorunmu farkı önledi DÜNYA Kupası’nın favorileri arasında gösterilen Arjantin, F Grubu’ndaki ilk maçında Nijerya önünde galibiyete Batistuta’nın tek golüyle ulaştı. Fenerbahçe’nin yeni transferi Ortega’nın da 90 dakika forma giyerek asist ve şutlarıyla rakip kalede tehlike yarattığı maçta, 63. dakikada Veron’un korner atışından gelen topu Batigol, kafayla ağlara gönderdi. Eski Fenerbahçeli Jay Jay Okocha’nın çabası da Nijerya’ya yetmezken, Beşiktaş’ın eski file bekçisi Shorunmu, kurtarışlarıyla farkın açılmasını önledi. Batigol tarihe geçti ARJANTİN’İN golcü futbolcusu Gabriel Batistuta, 76. kez milli formayı giydiği Nijerya maçında fileleri bir kez daha havalandırarak, Dünya Kupası tarihindeki 10. golüne ulaştı. Batigol böylece, tüm zamanların finallerde en çok gol atan 10 futbolcusundan biri oldu. Batistuta, 10 gollü Alman Rahn, Perulu Cubillas, Polonyalı Lato ve İngiliz Lineker ile 6. sırayı paylaştı. Birinci 13 golle Fransız Fontaine.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. AKP-CHP'nin 'Dostluk' kavgası, ABD'ye taşındı Türkiye - ABD Dostluk Grubu'nun başkanı olduklarını söyleyen AKP'li Bağış ve CHP'li Ateş, aynı anda ABD ile temaslarda bulundu SALİHA ÇOLAK Ankara Türkiye - ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu'nda AKP ile CHP arasında yaşanan başkanlık kavgası, ABD Kongresi'ne kadar taşındı. Dostluk Grubu Başkanı sıfatıyla hem CHP Gaziantep Milletvekili Abdülkadir Ateş, hem de AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, ABD Kongresi'yle eşzamanlı temaslarda bulundu. Bağış, eşbaşkan Robert Wexler ile görüşürken, Ateş de Wexler'e mektup gönderdi. Bağış, asker kriziyle ilgili olarak Washington'da Türkiye - ABD Dostluk Grubu Başkanı sıfatıyla Demokrat Parti Florida Milletvekili, ABD - Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Wexler, kongre üyeleri, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman, Beyaz Saray ve Pentagon'dan yetkililerle görüştü. Türkiye'de bulunan Ateş ise Dostluk Grubu Başkanı sıfatıyla Wexler'e Süleymaniye baskınıyla ilgili olarak mektup gönderdi. Ateş mektubunda, "ABD'nin Türkiye'ye karşı bu tavrı düşmanca bir davranıştır. Bizler Türkiye - ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu olarak ABD'nin bu tavrını kınıyoruz, ABD yönetiminden en kısa zamanda Türkiye'den ve TSK'dan özür dilenmesini bekliyoruz. Tutumunuz, grubumuzun geleceğe yönelik tavrını da belirleyecektir" dedi. Ateş, TBMM'nin Dostluk Grubu'ndan iki farklı başkanın, anlaşmazlık nedeniyle ABD'ye karşı aynı sıfatla ayrı ayrı girişimde bulunmasına, "İyi bir görüntü değil" diye tepki gösterirken, "Şu anda grubun resmi başkanı benim. Bağış, böyle bir sıfatla ABD'de temaslarda bulunamaz" diye konuştu. ABD hata yaptı YAŞAR ANTER Muğla DHA Eşi Catherine Derviş ile Yunanistan'ın İstanköy (Kos) Adası'ndan dönüşünde soruları yanıtlayan CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş, Türk askerlerinin gözaltına almasının büyük bir hata olduğunu söyledi. Derviş şöyle konuştu: "'Süper gücüm' diyerek dünya üzerinde her istediğinizi yapamazsınız. ABD'nin dost bir ülkenin askerine karşı yaptığı bu davranış hiç yakışık almadı. Ciddi düşündükçe operasyondan üst düzey ABD yetkililerinin haberinin olmamasının imkânsız olduğunu anlıyorum."
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Petrol fiyatları haftanın son gününde de yeni rekorlar kırarak, günlerdir süren amansız yükselişine devam etti. New York Borsası'nda işlem gören hafif türü hampetrolün varil fiyatı, dün 45.90 dolarla 21 yıllık borsa tarihinin en pahalı işlemini gerçekleştirdi. Londra Uluslararası Petrol Borsası'nda işlem gören Brent türü hampetrolde ise yeni rekor 42.85 dolar oldu. Fiyatların bu denli yükselmesinde Venezüella'da Devlet Başkanı Hugo Chavez'in oylanacağı referandumun bu hafta sonu gerçekleştirilecek olması, Çin'in petrol talebinde gücünü koruması ve Irak'taki çatışmalarla ilgili artan endişeler, etkili oldu. GÜLER: ÇARESİZ DEĞİLİZ Bu arada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları konusunda düzenlediği basın toplantısında petrol fiyatlarının son zamanlarda aşırı artması konusunda çözümsüz, çaresiz olmadıklarını ve her zaman tedbirlerinin bulunduğunu bildirdi. Enerji konusunda uzun vadeli çalışmaları başlattıklarını anlatan Bakan Güler, bu çerçevede yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları konusunda önemli noktalara geldiklerini söyledi. ''Yenilenebilir Enerji Yasası''nı hazırladıklarını bildiren Güler, Yasa'nın komisyonlardan geçtiğini, Meclis açılır açılmaz da çıkarılmasına çalışacaklarını bildirdi. Güler ''Enerji Verimliliği Yasası'' ile ilgili tasarının da yıl içinde yasalaşmasını arzu ettiklerini ifade etti. Güler, petrol cinsinden değerlendirildiği zaman, hidroelektrik enerjisinin 7 milyon ton, rüzgar enerjisinin 2.3 milyon ton, güneş enerjisinin 23 milyon ton, biyokütlenin 7 milyon ton ve jeotermal enerjinin 0.15 milyon ton petrol eşdeğeri potansiyeli bulunduğunu belirterek ''Bunu da mutlaka kullanmak istiyoruz'' dedi.
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. İSVEÇ HAFİF GELDİ Basketbol Milli Takımı, Turgut Atakol Turnuvası’nda yine şov yaptı, galibiyete zorlanmadan ulaştı. Ay - Yıldızlı ekip bugün güçlü Yugoslavya ile karşılaşacak POTADA, Ay - Yıldızlı ekip İsveç engelini 82 - 61’lik skorla zorlanmadan geçti. Karşılaşmanın daha ilk periyodunda üstünlüğü ele geçiren ekibimiz, Harun, Mirsad ve Hüseyin’in sayılarıyla farkı 22’ye kadar çıkardı. Devreyi 52 - 29 önde bitiren Milliler, üçüncü periyodda tempoyu biraz düşürmesine rağmen kontrolü bırakmadı. AY - Yıldızlı oyuncularımız diğer periyodda da tüm oyuncularını denemesine rağmen, skoru bırakmadı ve Turgut Atakol Turnuvası’ndaki ikinci maçından da galip ayrıldı. Günün diğer maçında Yugoslavya, Rusya’yı 93 - 72 mağlup etti. Turnuvada bugün 18.00’de iki yenilgisiz takım; Türkiye ile Yugoslavya birincilik için mücadele edecek. ‘Umut verici’ MİLLİ Takım Antrenörü Aydın Örs, iki galibiyetten de memnun olduğunu söyledi. Avrupa Şampiyonası finallerine hazırlık döneminin ilkinde daha çok kondisyon çalışması yaptıklarını belirten Örs, "İkinci dönemde saha içi organizasyonu yerleştirmeye çaba harcıyoruz. Rusya ve İsveç önünde aldığımız farklı galibiyetler umut verici. Bütün oyunculara şans veriyoruz. Yugoslavya karşısında gücümüzü daha iyi tartacağız" dedi.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Hande bikinili görüntü vermek istemedi Yaz ortasında çıkardığı albümüyle kısa zamanda çok satanlar listesine girmeyi başaran Hande Yener, bunun keyfini, Bodrum'da 3 aylığını 15 bin dolar'a kiraladığı evinde sürüyor. Şarkılarının kendiliğinden tanınmasını bekleyen ve bu yüzden promosyon yapmayan Yener, sadece yakınlarıyla birlikte, sansasyondan uzak bir yaz geçirmek istiyor. Özel iskelesinde güneşlenirken yakaladığımız Yener, gazetecileri görünce bikinili görüntü vermemek için hemen üzerini havluyla örttü. Şarkıcı, gün boyu havluyu üzerinden atmadı
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Korsakoff raporu AİHM'de 'İyileşti' denilen korsakoff'lu Balyemez'in hasta olduğu yönündeki rapor AİHM'ye gönderildi GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara İstanbul Üniversitesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanlığı, daha önce Adli Tıp Kurumu'nun 5 kez Wernicke Korsakoff hastası olduğunu, 6. muayenede de iyileştiğini savunduğu Bekir Balyemez'in, 'hastalığın tüm belirtilerini gösterdiği' yönünde rapor verdi. Rapor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gönderildi. AİHM tedbiri Adli Tıp'ın 6. muayenenin ardından iyileştiğini belirttiği Balyemez'in tekrar cezaevine konulmasını engellemeye çalışan avukatları, AİHM'ye başvurdu. AİHM, Balyemez'in yeniden cezaevine konulması kararına ilişkin "tedbir" kararı vererek, Türkiye'ye, "çelişkili raporlardan hangisini, neden kabul ediyorsunuz?", "Korsakoff hastasının bu durumuyla cezaevine konulması sizce işkence midir?" sorularını yöneltti. AİHM, yanıt için 1 Mart'a kadar süre tanıdı ve "tarafsız ve bağımsız" bir bilirkişi heyetince rapor hazırlanmasını istedi. Oluşturulacak heyetin, Balyemez'in avukatlarınca da önerilebileceğini belirten AİHM'nin kararına rağmen Türkiye, Balyemez için yeni bir bilirkişi heyeti oluşturmadı. Avukatlar, bunun üzerine İstanbul Üniversitesi'ne başvurarak rapor istedi. Balyemez'in, hasta olduğuna dair rapor önceki gün tamamlanarak AİHM'ye gönderildi.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Santrfor pazarı Sadettin Saran, santrfor konusunda Bursalı Okan, Uruguaylı Morales, Rus Beschastnykh, Kongolu Ali Lukunku, Hırvat Tomislav Mariç, Yunan Nikos Mahlas arasında seçim yapılacağını açıkladı HÜSEYİN YAVUZ 20 kişi elendi FENERBAHÇE Futbol Şube Sorumlusu Sadettin Saran dün bir basın toplantısı yaparak transfer çalışmaları hakkında bilgi verdi. Saran santrfor adayı olarak altı kişi üzerinde durduklarını, bu isimlerin Bursasporlu Okan, Uruguaylı Morales, Spartak Moskova’da oynayan Rus Beschastnykh, Standart Liegeli Ali Lukunku, Wolfsburg’ta forma giyen Hırvat Tomislav Mariç ile Ajax’ın Yunanlı forveti Nikos Mahlas’ın olduğunu açıkladı. Adayların 26 kişi arasında yapılan eleme sonrası ortaya çıktığı belirtildi. Rebrov pahalı SADETTİN Saran transferde acele etmediklerini belirterek, "Maddi ve manevi açıdan uyumu bozmayacak, koşan adam arayışı içindeyiz. Devre arası olduğu için oyuncunun fiyatı bir ise iki istiyorlar" dedi. Tottenham kulübünde oynayan Rebrov’un pahalı geldiğini de söyleyen Saran, Ankaragücülü Augustine konusunda da fiyatta anlaşma sağlanamadığını kaydetti. Saran, Revivo’nun menajeri ile salı günü bir görüşme yapacağını, daha sonra bu oyuncunun durumunun netlik kazanacağını da sözlerine ekledi. Yönetime brifing BATİSTUTA ile hiçbir zaman ilgilenmediklerini de belirten Sadettin Saran, Erhan Albayrak’ın gelmeyi çok istediğini ancak santrfor işini çözmeden bu transferle ilgilenemeyeceklerini kaydetti. Saran, yeni bir idari menajer aradıklarını da belirtti. Bu arada Sadettin Saran dün Atilla Kıyat, Osman Yalçın, İlhan Ekşioğlu, Murat Aşık ve Mehmet Karasu’ya transfer çalışmaları konusunda rapor sundu, bilgi alış-verişinde bulundu.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Meme kanseri tedavisinde son teknoloji geliyor İngiliz bilim adamları çok yakında meme kanseri tedavisinde çığır açacak yeni bir yöntemin uygulanmasına başlayacaklarını... İngiliz bilim adamları çok yakında meme kanseri tedavisinde çığır açacak yeni bir yöntemin uygulanmasına başlayacaklarını ve bu yöntemle radyasyon tedavisinin gerekliliğinin ortadan kalkacağını müjdelediler. Dünyada ilk kez kullanılacak olan yöntemin "lumpectomy" adı verilen ve göğüsteki tümörün alınması olarak izah edilebilecek işlemin tamamlanmasının ardından, göğüse pinpon topu büyüklüğünde bir metal topun yerleştirilmesiyle uygulanacağı belirtiliyor. Londra Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından geliştirilen ve bugüne kadar 30 kadının tedavisinde kullanılan yöntemin mucitlerinden olan Dr. Jeffrey Tobias, gelişmenin son derece heyecan verici ve kadını radyasyonun yan etkilerinden korumak konusunda etkili olduğunu bildirdi. Yeni yöntemle ilgili klinik denemeler devam ediyor.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. EFES'LE BAŞA ÇIKILMAZ: 87-101 Lacivert - Beyazlılar, Fenerbahçe karşısında fazla zorlanmadı, farklı bir galibiyetle zirvedeki yerini korudu. Brown ve Kambala skorer oyunlarıyla maçın yıldızı oldular GÖKHAN TÜRE EFES Pilsen, ligin 21. haftasında Fenerbahçe’yi zorlanmadan yenerek liderliğini perçinledi. Maça 8-0’lık seriyle başlayan ve yakaladığı 10 sayılık farkı ilk yarı sonunda yaşadığı sıkıntı hariç sürekli koruyan Lacivert-Beyazlılar, Brown ve Kambala’nın skorer oyunuyla farka gitti. Sarı-Lacivertliler ise zaman zaman Efes’i sıkıştırdıysa da güçlü rakibiyle başa çıkmakta zorlandı.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Türkiye'nin stratejik önemi azalabilir Hükümetle uyum içinde olduklarını vurgulayan Orgeneral Hilmi Özkök, "ABD'nin Bulgaristan ve Romanya'yı öne çıkartmasıyla stratejik önemimiz azaltılabilir" dedi SALİHA ÇOLAK Ankara Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Siirt'te okuduğu şiir nedeniyle cezaevine giren ve uzun süre siyasi yasaklı kalan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki hükümetle "şiir gibi" uyum içinde çalıştıklarını söyledi. TBMM Milli Savunma Komisyonu üyeleriyle Genelkurmay'da görüşen Özkök'ün değerlendirmeleri şöyle: ABD'NİN IRAK'A GİRMESİNİN BİRÇOK NEDENİ VAR: ABD'nin Irak'a girmesinde birçok neden sayabilirim. Petrol açısından zengin Irak ve Kafkasya'nın önemi nedeniyle bölgeye geldi. Başka neden; Arap ülkelerinin bölünmesi. Bu durumda İsrail'in güvenliğini sağlamak için zemin oluşturabilir. Türkiye'nin önemini azaltmak için Bulgaristan ve Romanya'ya yatırım yapıp öne çıkartıyor. Bunlar Türkiye'nin stratejik öneminin azaltılmasına neden olabilir. SADDAM BİR YERE GİDEMEZ: Saddam'ın Irak'ta olduğunu sanıyorum. Belki başka bir ülkeyle iltica için görüşme yapıyordur. Ama ABD artık bunu kabul etmez. Savaş suçlusu olarak yargılanabilir. HER ŞEYE HAZIRIZ: ABD ile yürütülen temaslar sonucu peşmergelerin çıkacağı bildirildi. İki tabur asker indirdiler, rahatladık. ABD iyi niyetli davranıyor, K. Irak konusunda güveniyoruz. Peşmergeler Kerkük'ten kesinlikle çıkacak. Taviz verilmeyecek. Her türlü gelişme karşısında hazırlığımız var. İSTİHBARAT DESTEĞİ DE VERDİK: Hava sahasını, limanları kullandırdık, istihbarat desteği verildi. Amerika'ya yardımlarımız yabana atılamaz. Amerikalılar, Irak'ın yapılandırılmasında herkesin katkısı oranında söz sahibi olacağını belirtiyorlar. Türkiye de katkısı oranında söz sahibi olacaktır. Kuzey, Türkiye'siz düşünülemez. Amerika'nın Türkiye'ye ihtiyacı var. ARTIK TEKNİK ÜSTÜNLÜK ŞART: Ordular için artık sayısal üstünlük yeterli değil, teknik üstünlük şart. Helikopterler, zırhlı birlikler etkili oluyor. Güçlü ordu için güçlü bir ekonomi gerekiyor. Bir kör kurşunu dahi ziyan etmiyoruz. Geçen yıllara oranla savunmaya daha az ödenek ayrılması ne kadar tasarruflu olduğumuzu gösteriyor. Modernizasyona ihtiyaç var. AWACS ALMALIYIZ: Ateş çemberi içindeyiz. Her an hazırlıklı olmalı, son teknolojiyi kullanmalıyız. Askeri harcamalarımız Polonya'nın, Yunanistan'ın bile gerisinde. Bütçe sınırlarını biliyoruz, ama alınması gerekenler var. Awacs uçakları Yunanistan'da bile var, bunları almamız lazım. Hedefi daha isabetli vurmaya yarayan birtakım araçları almalıyız. 'Hükümetle şiir gibiyiz' Başbakan ve Dışişleri Bakanı'yla sürekli görüştüklerini belirten Genelkurmay Başkanı Özkök, "Bir orkestra gibi, şiir gibi uyum içinde çalışıyoruz. Türk ordusu, Başbakanı, Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı, MGK'sıyla koordineli bir şekilde çalışıyor" dedi. Toplantıda AKP'li Yüksel Çavuşoğlu'nun, "Türkiye'nin Irak politikası belli değil. Irak konusunda izlediğimiz politikayı açıklar mısınız?" diye sorması üzerine Özkök, şu yanıtı verdi: "Irak politikasının ne olduğunu siz bilirsiniz, siyasi güç sizsiniz, sizlerin bilmesi lazım. Ben anayasal çerçevede görevimi yapıyorum. TSK devletiyle bir bütün, biz devlet politikasını uyguluyoruz."
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Türkiye'de SSK ihalelerinde en yüksek fiyatı veren Roche'un Polonya'da da aynı yöntemle vurgun yaptığı ortaya çıktı. Polonya Rekabet Kurulu UOKİK'in açtığı soruşturmada, Roche'un Recormon ve NeoRecormon piyasasında tekel oluşturduğu ve fiyatları yükselttiği belirlendi NeoRecormon adlı ilacı Beşer Ecza Deposu'na 88 milyon liraya satabilirken, fiyatı SSK ihalelerinde otomatik olarak 230 milyon liraya çıkaran Roche, tekel konumunu kullanarak fiyatı yükselttiği gerekçesiyle aynı ilaç satışından Polonya'da para cezasına çarptırıldı. Polonya rekabet kurumu UOKIK, isviçreli ilaç devinin Polonya'da faaliyet gösteren şirketi Roche Polska ve dağıtım sorumlusu Hand Prod arasındaki anlaşmanın fiyat yükseltmeye yönelik ve yasadışı olduğunu açıkladı. Bayilere baskı UOKİK ayrıca iki şirketin Polonya Sağlık Bakanlığı ihalelerinde fiyat yükselttiğini vurguladı. Tüm bu bulgular üzerine Polonya rekabet Kurulu, Roche Polska'nın 306 bin zloti (83 bin ABD doları) ceza ödemesine karar verdi. UOKIK'e göre Polonya'da faaliyet gösteren ilaç firmaları, bayi sayılarını sınırlı tuturak ilaç piyasası üzerinde tam kontrol sağlıyor. Bayilere uygulanan sıkı fiyat politikası da kolayca ilaçların fahiş rakamlara ulaşmasına yol açıyor. Savcı cezalandırılan depo sahiplerinin de ifadesine başvuracak VATAN Gazetesi'nin ortaya çıkardığı ilaç vurgunuyla ilgili soruşturma genişleyerek devam ediyor. Roche'a yapılan baskında ele geçirilen evraklar bilirkişi heyetince incelenirken, soruşturmayı yürüten savcılık, Roche tarafından cezalandırılan ve ihalelere alınmayan ecza depolarının sahiplerini dinleyecek. Roche çalıştığı ecza depolarım uyarmış ve Beşer Ecza Deposu'nun katıldığı ihalelere fiyat atmamalarını istemişti. Bu kurala uymayan ecza depoları ise ilaç verilmeyerek ve ihalelere katılımları engellenerek cezalandırıldı. İlaç vurgununa ilişkin yürütülen soruşturmada savcılık, gerek SSK'nın gerek Roche'un ihale yasasına aykırılık suçunu işleyip işlemediğinin soruşturma sonunda belli olacağını belirtiyor. Bilirkişiler tarafından yaklaşık 20 gün içinde bitirilmesi beklenen raporun ardından, savcılık soruşturmasını tamamlayacak. Hazırlanan dosyanın bir örneği de Başbakanlık Teftiş Kurulu'na sunulacak. Savcılığın Başbakanlık Teftiş Kurulu'ndan ihale yasasının gözden geçirilmesini talep edeceği öğrenildi. Soruşturma kapsamında birçok kişinin bilgisine başvurulmaya devam edilirken SSK'daki vurgunu ortaya çıkaran gazetecilerin de bilgisine başvurulacak.
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Rumlara AB şoku Kıbrıs müzakerelerine AB'yi de dahil etmek isteyen Rumlar, bozguna uğradı. AB Komisyonu, görüşmelere katılma ya da rol üstlenme niyetinde olmadığını açıkladı GÜVEN ÖZALP Brüksel Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin olarak New York'ta yürütülen görüşmelerde Avrupa Birliği'nin (AB) masada yer alması şartını öne süren Güney Kıbrıs, ağır bir darbe aldı. AB, 'tarafsız' kalmak istediğini belirtti. AB'nin bu tavrı, beraberinde uzlaşıyı getirdi. AB'nin süreçteki rolüne ilişkin açıklama yapan Komisyon sözcülerinden Jean Christophe Filori, "Bizim pozisyonumuzda değişiklik yok. Rolümüz BM'ye destek vermek. Taraf olarak katılma ya da resmi bir rol üstlenme niyetinde değiliz. Bu ancak tüm tarafların kabulü çerçevesinde, bizi masaya davet etmeleri halinde olur. AB'nin şu anki rolünden memnunuz. Biz çözüme yönelik süreci hızlandırmak amacıyla teknik destek vermeye devam ediyoruz ve edeceğiz" dedi. Brüksel'den New York'taki Rum ve Yunan heyetlerine gönderilen mesajda ise, "Teknik olarak zaten sürecin içindeyiz ancak bizden bu konuda taraf olmamızı istemeyin. Bazı kazanımlar elde etmek ya da süreci bloke etmek için de bizi kullanmayın" denildi. Nitekim varılan uzlaşıda da AB'ye biçilen rol, danışma ve teknik nitelikli oldu. Bu uzlaşıyla, Rumların müktesebatı kullanarak adadaki iki kesimliliği ortadan kaldırmaya yönelik çabaları da boşa çıkmış oldu. Taktik tutmadı Rum tarafının AB'yi sürece doğrudan katma isteğinin ardında Annan Planı'yla Birlik müktesebatının bazı noktalarda uyuşmaması yatıyordu. Plan, AB içinde mülkiyet, serbest dolaşım, yerleşim gibi konularda tanınan özgürlük ve düzenlemelere bazı kısıtlamalar getiriyor. Uzlaşmayla Rumların müktesebata göre çözüm, beklentisinin önü kapanırken Annan Planı temelinde bulunacak çözüm Birlik müktesebatına eklenecek. Çözüm, Kıbrıs'ın AB'ye katılım antlaşması imzalanmış olduğu için bu antlaşmaya eklenmeyecek. AB Konseyi, Annan Planı çerçevesinde bulunacak çözümü kabul ettiğini açıklayacak ve böylece sisteme entegre etmiş olacak. Nitekim bu husus Annan'ın dün taraflarca kabul edilen iki sayfalık metninde de yer aldı ve AB'den çözüm anlaşmasının "benimseneceği garantisinin alındığına" dair ifade ile konuya açıklık getirildi. Bu arada AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi de varılan uzlaşıdan memnun olduğunu açıkladı. KKTC'de sevinç NEW YORK'taki Kıbrıs Zirvesi'nden uzlaşma çıkması, KKTC'de sevinçle karşılandı. Kıbrıs, şimdiden 19 Şubat'ta Lefkoşa'da başlayacak "çözüm" görüşmelerine kilitlendi. KKTC'deki muhalefet partisi BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, "Baharda Avrupa gözüktü" dedi. CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer de, gelişmeyi büyük bir başlangıç olarak değerlendirdi. Çözüm ve AB Partisi lideri Ali Erel de, ciddi bir adım atıldı" dedi. Atina temkinli YUNANİSTAN Başbakanı Simitis, mutabakatın Kıbrıs sorununun çözümü için kritik ve kararlı bir dönemeç olduğunu belirterek, bu mutabakatın tıkanıklığa izin vermeyecek ciddi müzakereler yapılması için gerekli koşulları yarattığını söyledi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Tassos Yianiçis de, sonucun Yunan-Rum politikasını haklı çıkardığını belirtti. Yeni Demokrasi'nin lideri Kostas Karamanlis de, çözüm bulunması için müzakere yolunun açıldığını belirtti. TBMM kararından önce hükümet onayı Türkiye, Kıbrıs görüşmelerinde, 31 Mart'a kadar yapılacak müzakereler sonunda ortaya çıkacak plana, TBMM kararı olmadan "ön onay" vermeyi kabul etti. Annan'ın gönderdiği davet mektubunda da "garantör ülkeler, müzakereler sonunda oluşacak anlaşma metninin onayını, kendi yasal süreçleri içinde, 21 Nisan'da Türk ve Rum taraflarında yapılacak referandumlar öncesinde tamamlamalı" koşulu yer alıyordu. Türkiye, Anayasa'ya aykırı olduğunu savunduğu bu şart için, ABD'nin devreye girmesini istemişti. Yunanistan'da aynı koşulu kabul etti.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Şirketlerden * Doğan Yayın Holding, 21 Mayıs 2003-25 Aralık 2003 tarihleri arasında Borsa'dan satın aldığı 229 bin 206 lot Milliyet Gazetecilik hissesini hisse başına 5.500 liradan uluslararası bir yatırımcıya sattığını açıkladı. Doğan Yayın'ın 1.2 trilyon liralık Milliyet'in yüzde 1'ine denk gelen satış sonrasında Doğan Yayın 1.2 trilyon lira aldı. Milliyet hisselerini alan yatırımcının söz konusu hisseleri 3 yıl boyunca elinden çıkarmayacağı duyuruldu. * Dardanel, İngiltere'deki şirketini kapama kararı aldı. Dardanel Önentaş'dan Borsa'ya gönderilen açıklamada, şirket Yönetim Kurulu'nun, 1.000 İngiliz Poundu sermayeli Dardanel Europa Ltd. ünvanlı bağlı ortaklığın, herhangi bir faaliyetinin olmaması nedeniyle kapatılmasına karar verdiği bildirildi. * Merko Gıda Oyak Bank'ın 1.2 milyon dolarlık alacağına karşılık yasal takibe geçmesi nedeniyle kilitlendiğini açıkladı. Merko Gıda, 4 üretim tesisini 2 ayrı şirkete kiraladı. Merko Gıda yetkilileri bankalardan aldığı kredilerin vadelerini uzatabilmek amacıyla kreditör bankalarla görüştüğünü açıkladı. * Koçfaktor, dünyanın en iyi 3. ihracat faktoring şirketi seçildi. Factors Chain International'ın (FCI) 2002 ve 2003 değerlendirmelerinde iki kez üst üste üçüncülüğe seçilen Koçfaktor böylece bu dereceyi iki yıl üst üste alan ilk Türk faktoring şirketi oldu. Bu ödülün verilmesinde, servis kalitesi, ihracat yapılan ülke sayısı, çalışılan muhabir sayısı ve ihracat faktoring hacmi kullanılan başlıca ölçütlerdi
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Kiev’in gözü korktu 28 Kasım’da Beşiktaş ile UEFA Kupası’nda karşılaşacak olan Ukrayna takımının antrenörü Vlademir Veremeyev, Kartal’ı yeterince tanıyamamanın endişesini taşıyor UEFA Kupası’nda Beşiktaş ile karşılaşacak olan Dinamo Kiev, Siyah - Beyazlılar’ı mercek altına aldı. Siyah - Beyazlılar’ın dünkü Adanaspor maçına gelen ve karşılaşmayı protokol tribününden izleyen Vlademir Veremeyev, Türk futboluna yıllardır uzak kaldıklarını belirterek, "Son dönemde Avrupa’da Türk takımıyla hiç karşılaşmadık. Dolayısıyla onları yakından tanıma olanağımız olmadı" dedi. KARTAL’IN sadece Alaves ile yaptığı son maçını kasetten izlediklerini belirten Veremeyev, "Beşiktaş güçlü bir ekip ve 3. tura kadar yükselerek bunu kanıtladılar. Rakibimizin milli futbolcularıyla Brezilyalı futbolcuları hakkında bazı bilgilerimiz var" yorumunu yaptı. Ukraynalı antrenör ülkesinde de havaların fazla soğuk olmadığını söyledi. Kiev’in 27 Kasım Çarşamba günü İstanbul’a geleceğini öğrenildi. Eser esti geçti Rapid Bükreş maçında golünü atıp kendini gösteren genç futbolcu, ligde ilk kez şans bulup, Adanaspor filelerini havalandırmayı başardı SERGEN, Ahmet Dursun ve Serdar’ın sakatlığı, Tümer’in de kırmızı kart cezası nedeniyle kadroya alamayan Lucescu, buna rağmen bazı isimleri dinlendirdi, yeni isimlere de şans verdi. Rapid Bükreş ile oynanan hazırlık maçında bir gol atan Eser’e ilk kez forma şansı veren Lucescu’nun bu güvenini boşa çıkmadı. Wolsburg’dan gelen genç futbolcu, ilk golünü de Adanaspor’a attı. DİNAMO Kiev ile oynanacak maçı düşünen Lucescu, son haftalarda sürekli görev verdiği Yasin’i dinlendirip çok kısa oynattı. Bu futbolcunun yerine Ahmet Yıldırım’a forma verdi. Formsuz Ali Eren ise yerini Tolga’ya kaptırdı. Sakat Serdar’ın yerine İbrahim’e şans tanıyan Rumen çalıştırıcı, Amaral’ı yedekler arasında soyundurup, orta alanda kaptan Tayfur’a görev verdi.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), artık çekirdek enflasyonu da ölçecek. DİE Başkanı Ömer Demir, Merkez Bankası'nın çekirdek enflasyon ölçülmesi talebi olduğunu, 2005 yılı başından itibaren bir de çekirdek enflasyon rakamı açıklayacaklarım bildirdi. Çekirdek enflasyonu, geçici değişiklikler nedeniyle temel fiyat hareketlerini dalgalandıran etmenlerden arındırılmış enflasyon rakamı olarak tanımlayan Demir, şöyle konuştu: "Bu temel eğilimleri saklayan arızi (geçici) unsurların ayıklandığı bir enflasyon rakamı olacak. Bundan önce özel imalat sanayi çekirdek enflasyon olarak nitelendiriliyordu. O da önemli bir unsurdur ama çekirdek enflasyon sadece bundan ibaret değildir. Biz yeni dönemde ülkemizin durumuna uygun bir çekirdek enflasyon hesaplaması yapmayı düşünüyoruz." Yeni dönemde Toptan Eşya Fiyatları Endeksi (TEFE) yerine de Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) geliyor. DİE Başkanı Demir, "Bizim TEFE karma bir endeks. Yeni dönemde TEFE'yi kaldırıp, ÜFE'nin mal bileşenlerine uygun yeni bir endeks oluşturacağız. Bunları yeniden gözden geçirip tamamen ÜFE'ye geçiyoruz" diye konuştu. Yeni sepet enflasyon rakamını sıçratır mı? DİE'nin "Takip edilen ürünlerin çoğu artık kullanılmıyor" denilerek eleştirilen ve fiyat artışlarını doğru ölçmediği belirtilen enflasyon sepetini değiştirmesi sonrası, enflasyonda bir sıçrama yaşanması ihtimali bulunuyor. DİE Başkanı Demir, bu konuyla ilgili bir araştırmalarının bulunmadığını belirterek, "Bu konuda şimdiden bir şey söylemek spekülatif olur" diye konuştu. İşsizlik rakamları her 3 ayda bir yayınlanacak DİE Başkanı, yıl sonu itibarıyla bölgesel bazda işsizlik rakamlarını yayınlayacaklarını açıkladı. Demir, 2005 yılından itibaren her 3 ay sonunda yıllık işsizlik rakamlarını da yayınlayacaklarını söyleyerek, "Fiyat hareketi gibi işsizlik rakamlarını aylık ama geçmiş 3 ayın ortalaması biçiminde açıklayacağız" dedi.
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. TBMM'de 'laptop' kavgası İş Bankası, vekil ve personel maaşlarının yatırılması karşılığı vekillerle 100 üst düzey bürokrata laptop dağıttı. Bilgisayarların dağıtım ve milletvekilleri için hazırlanan web sitelerinin tanıtım törenine katılan TBMM Başkanı Bülent Arınç, CHP'li milletvekilleri Zübeyir Amber, Vedat Melik ve Muharrem Doğan'ın "siyasi etiğe aykırı" diyerek dizüstü bilgisayarları almamasına kızdı. Bunu kendi vicdanına izah edemediğini belirten Arınç, alınmayan bilgisayarların personele dağıtılacağını söyledi.
siyaset
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan, İmar Bankası davasına bakan mahkemeye verdiği kitapçıkla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında ifade verdi. Uzan'ın, İstanbul Adliyesi'ne birlikte geldiği korumaları, görüntü almaya çalışan gazetecileri tartakladı. Uzan, savcılıktan çıktıktan sonra da İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nde hakkında açılan üç ayrı davaya yazılı savunma verdi. Uzan, basın mensuplarının sorularını cevaplandırmadan 45 dakika kaldığı adliyeden ayrıldı. Bir gazetecinin şikâyetiyle Uzan'ın korumalarından biri, polislerce adliyede alıkonuldu. Davanın 3 Haziran 2004'teki duruşmasında Uzan'ın mahkeme heyeti üyelerine gönderdiği kitapçığın bir örneği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmişti. Savcılık da kitapçığın suç unsuru içerip içermediğine ilişkin soruşturma başlatmıştı. Uzan'ın 'Tarihe bir not düşmek amacıyla yazdım' sözleriyle başlayan kitapçıkta, Uzan Grubu şirketlerin durumları ve İmar Bankası'na ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na sunulan teklif konusunda bilgilere yer veriliyordu.
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Fareler, deprem enkazında insan arayacak Bilim adamları, 500 metre uzaklıktan bilgisayarla kontrol edilebilen farelerin, deprem kurbanlarının bulunması veya bombaların imha edilmesinde kullanılabileceğini bildirdi. Farelerin, beyinlerine yerleştirilen elektrik sondaları aracılığıyla koşmaları, tırmanmaları veya sağa-sola dönmelerinin sağlandığı belirtildi. Hareket sinyallerinin, farenin sırtına bağlanan bir radyo alıcısıyla, farenin beynine bir bilgisayardan iletildiği kaydedildi. Küçük ve çevik olan güçlü koku alma duyguları bulunan farelerin, patlayıcıların araştırılması veya insan bedeninin bulunmasında eğitilebileceği belirtildi. Tehlikeli görevler için hayvanların beyinleriyle oynamanın ahlaki soruları gündeme getirmesine karşılık, bu farelerin diğer fareler kadar uzun yaşadığı ve normal hayat sürdüğü belirtiliyor.
sağlık
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Fikstür çekildi VOLEYBOLDA erkeklerde ve bayanlarda 2001 - 2002 sezonu birinci lig fikstür kuraları çekildi. A1 Ligi’nin adı Birinci Voleybol Ligi olarak değiştirildi. 16 takımla başlanması planlanan mücadelede, erkeklerde Halk Bankası, bayanlarda ise Dicle Üniversitesi Simgespor ligden çekildi. İlk devre 13 Ekim’de başlayacak, ikinci yarı ise 5 Ocak 2002’de start alacak.
spor
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Com.tr'ler kapış kapış İnternette adres tescilinde Türkiye'deki tek yetkili kurum olan ODTÜ İnternet Adı Yönetimi istediği adresle ilgili iş yaptığını gösterenlere com.tr uzantılı sanal adresleri verecek. İnternette adres tescili konusunda Türkiye'deki tek yetkili kurum olan ODTÜ İnternet Adı Yönetimi (Domain Names Systems-DNS), com.tr ile biten ve doktor.com.tr, baklava.com.tr gibi "jenerik adresleri" vermeyi kararlaştırdı. Buna göre, ODTÜ DNS'ye ilk başvuruyu yapan ve istediği adresle ilgili iş yaptığını gösteren belgeleri getirenler com.tr uzantılı sanal adresleri kapacak. ODTÜ DNS yöneticisi Doç Dr. Mustafa Akgül, konuyla ilgili sorularımızı yanıtlarken, yoğun talep ve ortaya çıkabilecek problemler nedeniyle şimdiye kadar jenerik isimleri tescil etmediklerini, ancak internet kullanımını kolaylaştırmak için böyle bir karar aldıklarını söyledi. Haziran ayında kurayla araba, banka ve hizmet sektöründeki 25 şirkete doğrudan adlarıyla com.tr uzantılı adreslerini verdiklerini hatırlatan Doç. Dr. Akgül, şöyle devam etti: "Türkiye'de internet hızla yaygınlaşıyor. Bu yüzden kullanımı daha da kolaylaştırmak için bu kararı aldık. Artık internette tüpçü, doktor, akücü gibi jenerik adlarını ve com.tr'yi yazarak konuyla ilgili kuruluşa veya kişiye ulaşabileceğiz. Bu sayede sanal ortamda Türkiye'nin de ağırlığı artacak" diye konuştu. SANATÇILARDAN YOĞUN TALEP DNS'de jenerik adıyla tescil edilecek 5 bin 771 adres bulunduğunu belirten Doç Dr. Mustafa Akgül, şimdiye kadar en çok sanatçılar adına talep edilen adresler olduğunu söyledi. Özellikle 14 sanatçı adına 25 binden fazla başvuru yapıldığı kaydeden Doç Dr. Akgül, bu adreslerin yalnızca sanatçıların kendilerine tescil edileceğini bildirdi. Öte yandan, www.turk.com.tr ve www.ataturk.com.tr adreslerinin ise kesinlikle verilmeyeceğini kaydeden Doç Dr. Akgül, bu alan adlarının kişi veya kurumların üzerine tescil edilmeyeceğini bildirdi. ALKOL İLK SIRADA Doç Dr. Akgül, internet kullanıcıların bu adreslerin tescili halinde, nereye ulaşmak istiyorlarsa adını yazarak, sonuna com.tr eklemesinin yeterli olacağını, bu sayede internette bilgiye ulaşmanın son derece kolaylaşacağını kaydetti. Yoğun istek nedeniyle öncelikli olarak günlük hayatta gereksinim duyulan adlarla internet adreslerini tescil edeceklerini belirten Doç Dr. Akgül, "örneğin rakı, şarap ve bira ile başlayan adresler için binlerce başvuru oldu. Bunların yanı sıra tüpçülerden, taksicilere, hatta sütçülere kadar birçok kişi alan adı için başvurdu. DNS olarak bu adların tamamını ilk isteyen ve istediği adla ilişkisini gösteren belgelerini tamamlayanlara vereceğiz" dedi. Bu güne kadar 500 binden fazla talebin yapıldığı ve ODTÜ DNS'nin vermeyi karalaştırdığı bazı alan adları şöyle: "boza.com.tr, camci.com.tr, cennet.com.tr
ekonomi
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. 56 ülkeden bin 236 karikatür sanatçısının 2 bin 348 eserle katıldığı 'Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması'nda, 3 bin dolarlık büyük ödülü Ahmet Öztürk Levent kazandı Karikatürcüler Derneği tarafından bu yıl 24'üncüsü düzenlenen 'Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması'nda dereceye girenler belli oldu. 56 ülkeden bin 236 karikatür sanatçısının, 2 bin 348 eserle katıldığı yarışmada, 3 bin dolarlık büyük ödülü Ahmet Öztürk Levent almaya hak kazandı. DÜNYA TANIYOR Akşam Gazetesi'nin de sponsorları arasında olduğu '24. Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması'nın ödül töreninin eylül ayında Ankara'da yapılacağını söyleyen Karikatürcüler Derneği Başkanı Metin Peker, 'Bu organizasyon, dünyada benzerleri arasında ilk üçe girebilecek bir organizasyondur. Yarışmaya katılan karikatüristler kendi ülkelerinde de Nasreddin Hoca karikatürleri çiziyor' dedi. Yarışmaya katılan mizahçıların ve karikatüristlerin Nasreddin Hoca'ya hayran olduğunu, kendi ülkelerinde de sık sık Nasreddin Hoca karikatürleri çizdiğini ifade eden Peker, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan karikatüristlerin bu çizimleri sayesinde Nasreddin Hoca'nın dünyada yediden yetmişe pekçok kişi tarafından tanındığına dikkat çekti. Yarışmada, İsrail'den Yuri Ochakovsky, Sırbistan'dan Borislav Stankoviç, Çin Halk Cumhuriyeti'nden Lixiao Yang ve Bulgaristan'dan Stefan Desbodov 750 dolar başarı ödülü almaya hak kazandı. 18 özel ödülün de verildiği yarışmada 'Akşam Gazetesi Özel Ödülü'nü Japon karikatürist Hideki Tokuda aldı
magazin
Aşağıda vereceğim haber yazısının şu 5 kategoriden hangisine en yakın olduğunu belirle: sağlık, spor, ekonomi, siyaset, magazin. Petrolde ölümü gösterip sıtmaya razı edecekler Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı eski uluslararası piyasalar uzmanı Necdet Pamir, petrol fiyatının Venezuella, Irak'taki belirsizliklere rağmen 50 doları aşmasının zor olduğunu söyledi. Petrol fiyatları 47 dolar sınırına dayanarak yeni bir rekor kırması piyasalarda "50 dolar olacak mı" korkusu yarattı. Venezuella ve Suudi Arabistan'dan gelen olumlu açıklamalara rağmen yükseliş Irak'da bir petrol kuyusunun direnişçilerce ateşe verilmesi ile sürdü. Fiyatlarla ilgili olarak birçok senaryo çizilirken, petrol uzmanı Necdet Pamir, yükselişlerin geçici olduğunu söyleyerek fiyatların yıllık ortalamada 30- 35 dolar aralığında kalacağını belirtti. Pamir, OPEC ve diğer petrol üreten ülkeler için "ölümü gösterip sıtmaya razı edecekler" diye konuştu. Petrol fiyatlarındaki artışın arz, talep ve stok açısından ele alınması gerektiğini ifade eden Pamir, fiyat artışının nedenlerini şöyle sıraladı: * Çin 'in petrol ithalatı geçen yıla göre %30 arttı. * OPEC'in acil durum kapasitesi düşük kaldı * OECD ülkelerinin stok miktarı yeterli değil. * Rusya'da Yukos krizi devam ediyor. * Venezuela'da bugüne kadarki seçim belirsizliği. * Spekülatörlerin fiyatları yukarı çekmesi. Fiyatların 50 dolara ulaşacağı konusundaki endişelerin yersiz olduğunu belirten Pamir arz tarafında rezerv açısından bir sıkıntı olmadığını ama Rusya, Irak ve Venezuela kaynaklı olumsuz etkinin olduğunu belirtti. Necdet Pamir şöyle konuştu: 41 YIL YETECEK REZERV VAR "Fiyatlardaki yükselişi arz ve talep açısından şu şekilde ele alabiliriz. Dünyada 1.1 trilyon varil kanıtlanmış petrol rezervi var ve bu rezervlerin bugünkü 80 milyon varil seviyesindeki tüketim ile 41 yıl daha yeteceği öngörülüyor. Zaman ilerledikçe enerji tüketiminde verimlilik arttığı için bu süre daha da uzayabilir. Ayrıca kanıtlanmış rezervler kadar henüz bulunmamış rezerv olduğu da belirtiliyor. Bu nedenle fiyatlar üzerinde rezerv açısından bir baskı yok. Arzı etkileyen diğer gelişmeler OPEC, Rusya, Irak ve Venezuela. OPEC'in üretim kotası 26 milyon varil ve şu anda bu kotanın üzerinde 27.1 seviyesinde üretim yapılıyor. Bunu 1.5-2 milyon varil daha artıracak kapasite bulunuyor. Daha önceleri 5-6 milyon varil acil durumlarda kullanılacak serbest kapasite tutulurdu. Şu an bu kapasite bulunmuyor." Rusya, Irak ve Venezuela'nın da fiyatları etkilediğini belirten Pamir şöyle devam etti: "Yukos'un günlük 1.7 milyon varil üretimi bulunuyor.Yaşanan sıkıntılar piyasaları olumsuz etkiledi. Irak'ın da 2.5- 2.6 milyon varil üretimi bulunuyor. ABD'nin hedefi bunu yıl sonunda 3 milyon varile çıkarmak. Irak'taki istikrarsızlığın kısa vadede çözülemeyeceği beklentisi olumsuzluk yaratıyor. Venezuela 3 milyon varil üretim yapıp bunu 2.5 milyonunu ihraç eden bir ülke. Orada sıkıntıların bitmesi olumlu." ASIL NEDEN TALEP ARTIŞI Fiyatları artıran asıl nedenin talep artışı olduğuna dikkat çeken petrol uzmanı, başta Çin, Hindistan ve Brezilya olmak üzere öngörülmeyen talep artışları olduğunu ifade etti. ABD'de de seyahat mevsimi olması nedeniyle petrol talebinin arttığına değinen Necdet Pamir, "Eylül'e doğru bu talep azalır ama ısınma ihtiyacı nedeniyle belli bir seviyenin altına inmez" dedi. Pamir şöyle devam etti: "Çin'in petrol ithalatı geçen yılın yüzde 30 üzerinde. Ülke bu seviyede büyümeye devam etmeyip frene basacaktır. 1973-74 yıllarında yaşanan petrol krizlerinden sonra OECD ülkelerine 90 günlük ihtiyacı karşılamaya yetecek miktarda petrol stoku tutmaları öneriliyordu. Bu seviyenin çok altında stok olduğu bildiriliyor. Stoklar az olunca spekülatörler istedikleri gibi piyasada at oynatıyorlar.
ekonomi